Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/14291 E. 2023/10691 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14291
KARAR NO : 2023/10691
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birden fazla kişi ile birlikte tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/210 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2010 tarihli ve 2009/137 Esas, 2010/5 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında, birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2010 tarihli ve 2009/137 Esas, 2010/5 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.11.2013 tarihli ve 2012/17429 Esas, 2013/27796 Karar sayılı kararı ile;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların sabıkasız olmaları, tehdit suçu nedeniyle maddi bir zararın oluşmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması, sanık …’in yargılama aşamasındaki davranışları olumlu değerlendirilerek hakkında takdiri indirim uygulanması karşısında, TCK’nın 51. maddesinin değerlendirilmesi sırasında sanıkların duruşmada pişman olup olmadıkları, CMK’nın 231. maddesi açısından ise; sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alınarak, yeniden suç işleyip işlemeyecekleri konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kanuni olmayan ve yetersiz gerekçelerle TCK’nın 51 ve CMK’nın 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli ve 2014/68 Esas, 2014/168 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında, birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 24.06.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/343 Esas, 2021/549 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 07.07.2018 tarihinde 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinde yer alan ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçunu işlediği ve Akhisar 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/833 Esas, 2019/384 Karar sayılı kararı ile neticeten 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 30.03.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. İsnat edilen tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların birlikte şüpheliler …, … ve …’ın mağdur …’ı döverek basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralayıp “senin a… koyacağız, ananı avradını sinkaf edeceğiz, burada olmazsa köyde kelleni alacağız” diyerek tehditte bulundukları anlaşılmıştır.

2. Mağdurun tutarlı iddia ve beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Tanık İ.Y.’nin mağdurun iddialarını destekler nitelikteki … tarihli beyanı dava dosyasında bulunmaktadır.

4. … 2 No.lu Toplum Sağlığı Merkezi doktoru tarafından düzenlenen, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği, 30.03.2009 tarihli adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. İsnat Edilen Tehdit Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden yapılan incelemede
5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinde düzenlemeye göre; Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit eden kişinin eylemi tehdit suçunu oluşturur. Bu durumun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde cezada arttırım nedenidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulması suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/343 Esas, 2021/549 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.