YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15012
KARAR NO : 2023/9679
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2021 tarihli ve 2021/87788 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(c) ve (h) bentleri, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2021/454 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(c), ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2021/454 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararına sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin istinaf talebinde bulunulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/3064 Esas, 2022/2587 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/3064 Esas, 2022/439 Karar sayılı ek kararı ile sanıklar müdafiilerinin nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden temyiz başvuruları hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz istemlerinin reddine” karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.02.2023 tarihli ve 2023/13840 sayılı, onama ve temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kesin delil bulunmadığına, kamera görüntüsü, görgü tanığı gibi somut ve her türlü şüpheden uzak herhangi bir delil bulunmadığına,
2. Cebir veya tehdidin söz konusu olmadığına, müvekkilin bıçağı düşmanlıklı olduğu için tedbir ve savunma amaçlı taşımakta olduğuna,
3. Hürriyeti tahdit suçunun unsurlarının oluşmadığına,
4. Mağdurun zararını giderilmiş olduğuna,
5. Müvekkilin tutarlı bir şekilde soruşturmanın başından beri alacak meselesinden dolayı olayın çıktığını söylediğine, mağdurun ise yargılama süresince birbirinden farklı beyanlarda bulunduğuna,
6. Temyiz talebinin reddi kararı yönünden ise sadece yağma suçunun incelenmesinin müvekkil açısından haksızlığa ve mahrumiyete sebep olacağına
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Somut delil bulunmadığına,
2. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
3. 5271 sayılı Kanun’un 147 inci maddesinin birinci fıkrasını (f) bendi gereğince sanıkların iddialarının araştırılmasının takdiri bir durum değil emredici hüküm olduğuna, soruşturmanın başından itibaren önyargılı bir şekilde yapılarak adil yargılanma ilkesinin ihlal edilmiş olduğuna,
4. Alt sınırdan uzaklaşma nedenlerinin gerekçelendirilmemiş olduğuna,
5. Alacaklarının tahsil amacıyla gerçekleştirilen eylemde yağma suçunun oluşmayacağına,
6. Sanıkların henüz kovuşturma başlamadan suça konu telefonun iade edildiği sabit iken 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmamasının yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğuna,
7. 5237 sayılı Kanun’un TCK 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının hangi sebeple uygulamadığının gerekçelendirilmemiş olduğuna,
8. Hürriyetin tahdidi suçunun manevi unsurunun oluşmadığına,
9. Müvekkilin saikinin alacağın tahsili olduğuna mağdurun hürriyetini kısıtlamak gayesi bulunmadığına, bu sebeple temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü gece saat 20.45 sıralarında mağdurun yolda yürüdüğü esnada sanıkların mağduru yanlarına çağırdıkları sanık …’ın üzerinde bulunan ve daha sonra ele geçirilen bıçağı mağdura doğrultup her iki sanığın mağduru harabe binaya zorla götürdükleri, burada sanık …’ın mağdurun üstünü aramaya başladığı, mağdurun direnmesi üzerine sanık …’ın mağdurun saçından çekerek arkaya doğru başını çektiği, sanık …’ın mağdurun cebinde bulunan telefonu alıp sanık …’a uzattığı sanık …’ın da telefonu cebine koyduğu, sanık …’ın mağduru bıçak ile tehdit edip polise gitmesi halinde kendisini bıçak ile deşeceğini belirttiği ve mağduru bıraktıkları, mağdurun sanıkların yanından ayrılır ayrılmaz olay yerinin yakınında bulunan kolluk birimlerine durumu anlattığı, kolluk birimleri ile birlikte sokakta gezdikleri esnada sanıkları gösterdiği, sanık …’ın da üzerinden mağdura ait suça konu telefonun sanık …’ın üzerinden ise suçta kullanılan bıçağın ele geçirildiği belirlenmiştir.
2. Sanıkların tevil yoluyla ikrar içeren savunmalarda bulunduğu belirlenmiştir.
3. Mağdurun oluşa uygun tutarlı beyanlarda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Dosyada mevcut kolluk görevlilerince düzenlenen yakalama ve muhafaza altına alma tutanaklarının içerikleri itibariyle mağdur beyanı ile örtüştüğü anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Nitelikli Yağmaya Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede;
1. Suçun Sanıklar Tarafından İşlenmediği ile Suç Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalarda tutarlı beyanları, sanıkların tevil yoluyla ikrar içeren savunmaları, mağdurun beyanları ile örtüşen kolluk görevlilerince düzenlenen yakalama ve muhafaza altına alma tutanakları karşısında, sanıkların bıçak ile tehdit ettikleri mağdurdan suça konu cep telefonunu zorla aldığı ve taraflar arasında evvelce bir hukuki alacağında bulunmadığının anlaşılması belirlendiğinden, suçun sanıklar tarafından işlendiği ile suçun vasıflandırılmasına ilişkin hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Eksik Araştırma ile Hükümler Kurulduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Hüküm vermeye elverişli ve denetime olanaklı şekilde sanıkların lehe ve aleyhe delillerinin toplandığı anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Lehe Hükümlerin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanıklar hakkında hükmedilen netice ceza miktarlarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanıkların suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarları itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Üst Sınırdan Ceza Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanıkların birden fazla nitelikli hali ihlal etmek suretiyle eylemlerini işledikleri kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezaların hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Suça konu telefonun, mağdurun teşhisi ve göstermesi sonucu kolluk görevlilerince yakalanan sanıkların üzerinde ele geçirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında etkin pişmanlık hükümleri koşullarının bulunmadığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/ 3064 Esas, 2022/2587 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/ 3064 Esas, 2022/2587 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ile sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.