YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15139
KARAR NO : 2023/15313
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/828 Değişik İş
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
KARAR : İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
“Tehdit” ve “hakaret” suçlarından sanık …’in, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle “tehdit” suçuna yönelik; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyarınca 2.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; “hakaret” suçuna yönelik ise; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1.125 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2020 tarihli ve 2020/154 Esas, 2020/219 sayılı Kararının hakaret suçu yönünden, netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.06.2020’de kesinleştiği; tehdit suçu yönünden ise sanık tarafından yapılan itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine ilişkin anılan Mahkemenin 15.10.2021 tarihli ve 2020/154 Esas, 2020/219 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/828 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.11.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 94660652- 105-35-4412-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve 2023/1270 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1270 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi gereğince 12/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında, komşusundan sorularak sanığın işte olduğunun öğrenilmesini takiben, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin, isim ve imzadan imtina ettiği belirtilerek tebliğ işlemi tamamlanarak kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de;
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19/09/2018 tarihli ve 2016/12791 esas, 2018/8413 karar sayılı ve 3. Hukuk Dairesinin 11/02/2019 tarihli ve 2017/5224 esas, 2019/901 karar sayılı ilâmlarında belirtildiği üzere, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceğinden bu haliyle sanığa yapılan tebliğin usulsüz olduğundan anılan kararın kesinleşmediği ve … 30. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanarak verilen mahkumiyet kararına itiraz hakkı bulunan sanık müdafii tarafından süresi içinde itiraz edilmesi karşısında,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 252/2. maddesinde yer alan ”İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.”, anılan Kanun’un 252/6. maddesindeki “Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.” şeklindeki düzenlemeler gereğince, itirazı inceleyen merciince itirazın süresinde olduğundan bahisle itirazın kabulüne ve dosyanın itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi amacıyla mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrası;
“Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”
Şeklinde düzenleme içermektedir.
2. Tüm bu açıklamalar ışığında, inceleme konusu olayda; sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın bilinen adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 12.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında, komşusundan sorularak sanığın işte olduğunun öğrenilmesini takiben, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin, isim ve imzadan imtina ettiği belirtilerek tebliğ işlemi tamamlanarak kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de; beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceğinden bu haliyle sanığa yapılan tebliğin usulsüz olduğundan anılan kararın kesinleşmediği ve … 30. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanarak verilen mahkumiyet kararına sanık tarafından öğrenme ile süresi içerisinde itiraz edildiğinin kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; mercii tarafından yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/828 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.