YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1515
KARAR NO : 2023/9729
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/18454 soruşturma numaralı ve 05.01.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35, 53, 54, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/327 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 58 inci maddesinin birinci, birinci, altıncı ve yedinci fıkraları, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2022/3942 Esas, 2022/3406 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri
1.”Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesi gereği sanığın beraatine,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca 1/4 şeklinde uygulanan indirim oranı az olup yeterli gerekçe ile açıklanmadan alt hadden indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Lehe hükümlerin uygulanmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sevgili olan sanık ile mağdurun 08.10.2021 günü mezarlık kompleksinde karşılaştıkları, sanığın mağdurdan 100,00 TL para istediği, mağdurun “Üzerimde yok” demesi üzerine sanığın mağdurdan parayı almak için mağduru kovalamaya başladığı, mağdurun sanıktan kaçarken dükkanın önünde oturan beş erkek şahsın arkasına doğru geçtiği, sanığın mağdura doğru gelerek elindeki silahtan sayılan pala ile mağdurun başına ve sol koluna dört kez vurduğu, olay yerinden parayı alamadan uzaklaştığının, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasını gösterir 02.11.2021 tarihli adli muayene raporu, dava dosyasında mevcuttur.
3. Görüntü izleme tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
4. Olay yakalama muhafaza altına alma tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
5. Fotoğraf teşhis tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
6. Tanık H. N.’nin, mağdur beyanı ile uyumlu anlatımda bulunduğu görülmüştür.
7. Sanık savunmalarında özetle, mağdura pala ile vurduğunu ancak para istemediğini beyan ederek tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. “Şüpheden Sanık Yararlanır” İlkesi Gereği Sanığın Beraatine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun beyanı, mağdur beyanı ile uyumlu adli rapor, tanık H. N.’nin beyanı, sanığın tevil yollu ikrarı, olaya ilişkin kamera görüntüleri ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Teşebbüs Hükümlerine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece, “Sanığın ısrarlı takibi, gelinen aşama ve gerçekleştirdiği yaralama dikkate alınarak sanığın nitelikli yağma suçundan verilen cezasına teşebbüs indiriminin alt sınırdan uygulanarak cezasının belirlenmesine,” şeklinde gösterilen gerekçe karşısında, teşebbüs uygulamasında suçun geldiği aşama da gözetilmek suretiyle meydana gelen zarar ve tehlikelerin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uygulanırken yapılan indirim oranında bir isabetsizlik görülmemiş olup kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan “Etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdura yönelik eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle uğranılan bir zarar bulunmadığından hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Lehe Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Takdiri indirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.”
Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.”
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …”
Şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, “Sanığın adli sicil kaydında yapılan incelemede mal varlığına yönelen kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının bulunduğu, cezanın sanığın geleceği üzerinde etkisinin olumlu olacağı değerlendirilerek sanık hakkında verilen cezada takdiri indirim uygulanmamasına” şeklinde gösterilen gerekçe ile dosya arasında yer alan sanığın adli sicil kayıtları dikkate alındığında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasında bir hukuka aykırılık bulunmamakla, hükmedilen netice ceza miktarının 8 yıl 3 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2022/3942 Esas, 2022/3406 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.