YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15245
KARAR NO : 2023/9681
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık …’ın duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/866 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar …, … hakkında nitelikli yağma suçundan ikişer kez ayrı ayrı uygulanmak üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
B. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2019/165 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararıyla, sanıklar …, … hakkında nitelikli yağma suçundan ayrı ayrı iki kez 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/5233 Esas, 2022/3813 Karar sayılı kararıyla;
1. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine,
“Yapılan yargılama, dosya içeriğinden, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, mahkemece eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Sanığa ait tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin 23/03/2018 olduğu, suç tarihinin ise 11/11/2017 tarihi olması sebebiyle Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/721 esas, 2018/443 karar sayılı kararının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı, bu hususun düzeltilmesi mümkün görülmüş; hükümde Birden Fazla Kişi ile Birlikte Konutta Silahla Yağma suçuna ilişkin tekerrür uygulaması ile ilgili hüküm fıkrası çıkarılarak yerine;
“Sanığın Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/175 esas, 2012/265 karar sayılı dosyaya ilişkin basit cinsel saldırı suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, 04/07/2013 tarihinde kesinleştiği ve 26/05/2016 tarihinde infaz edildiği ve tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından cezasının TCK 58 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimlerine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanık hakkında daha önce verilen kararda tekerrüre esas alınacak ceza süresi 1 yıl 3 ay olarak belirlenip bu yönde kazanılmış hakkı gözetilerek tekerrüre esas alınacak sürenin 1 yıl 3 ay olarak dikkate alınmasına,”
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kesin inandırıcı şüpheden uzak delil bulunmadığına,
2. Şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,
3. Yargılama sırasında şikayetçiler dinlenmeyerek çelişkinin giderilemediğine,
4. Sanığın fiil üzerinde ne şekilde müşterek hakimiyet kurarak iştirak ettiği tartışılmadığına,
B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri;
1. Müştekinin kollukta alınan soyut beyanları dışında delil bulunmadığına,
2. Lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Zeytin işçisi olan Suriye uyruklu şikâyetçiler … ve …’un tek katlı müstakil ev kiraladıkları, olay günü saat 11:00 sıralarında sanıklar … ve …’ın alkollü şekilde evin önüne gelip servis bekleyen şikâyetçi …’a bıçak göstererek eve girmesini sağladıkları, şikâyetçi … ile mutfak kısmında uyumakta olan şikâyetçi …’ın fırsat bulup evden kaçtıkları, sanıkların odaları dolaşıp şikâyetçilere ait iki cep telefonunu alıp olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçilerin olaydan hemen sonra kollukta tercüman S.S. eşliğinde alınan iddia ve beyanlarının bulunduğu görülmüştür.
3. Şikâyetçinin adresinin bulunamaması nedeniyle hazırlık ifadesinin duruşmada okunması ile yetinilmesine 06.04.2017 tarihli celse ile karar verildiği görülmüştür.
4. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri belirlenmiştir.
5. Tanık R.A’nın ifadesi dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Kolluk tarafından düzenlenen, şikayetçilerin oturduğu ikamete ait, 11.11.2017 tarihli olay yeri inceleme raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. Şikâyetçi …’a ait telefonun, 11.11.2017 tarih 14.45 saatinden itibaren sanık …’e ait hattın kullanıldığının tespit edildiği bilgi teknolojileri ve iletişim kurumunun düzenlediği tutanak dava dosyasında mevcuttur.
8. Şikâyetçilerin adreslerinin tespit edilememesi nedeniyle dosyanın sürümcemede kalmaması amacıyla dinlenilmelerinden vazgeçildiği 26.05.2022 tarihli celse karar verildiği görülmüştür.
9. Sanıklara ait adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
C. Yargıtay 6. Ceza Dairesi Kabulü
Zeytin işçisi olan Suriye uyruklu şikâyetçiler … ve …’un tek katlı müstakil ev kiraladıkları, olay günü saat 11.00 sıralarında sanıklar … ve …’ın alkollü şekilde evin önüne gelip servis bekleyen şikâyetçi …’a bıçak göstererek nüfus cüzdanını istedikleri ve eve girmesini sağladıkları, şikâyetçi … ile mutfak kısmında uyumakta olan şikâyetçi …’ın fırsat bulup evden kaçtıkları, sanıkların odaları dolaşıp şikâyetçilere ait iki cep telefonunu alıp olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Kesin İnandırıcı Şüpheden Uzak Delil Bulunmadığı, Şüpheden Sanığın Yararlanması Gerektiği ve Sanık …’ın Müştekinin Kollukta Alınan Soyut Beyanları Dışında Delil Bulunmadığı, Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
Şikâyetçilerin beyanı, sanıkların tevil yollu ikrarları, Olay ve Olgular başlığı altında (A) paragrafının (7) fıkrasında bilgilerine yer verilen tutanak, tanık beyanı ve toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanıklar tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, bu nedenle sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Yargılama Sırasında Şikayetçiler Dinlenmeyerek Çelişkinin Giderilemediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Olay ve Olgular başlığı altında (A) paragrafının (9) fıkrasında bilgilerine yer verilen duruşma tutanağı, tüm aramalara rağmen şikâyetçilere ait adres bilgilerine ulaşılamadığı dosyanın esasına etkili sanıkların savunmaları ve Olay ve Olgular başlığı altında (A) paragrafının (7) fıkrasında bilgilerine yer verilen tutanağın da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmakla Hakimler Heyeti tarafından şikâyetçilerin yurt dışında bulunması adresinin tespit edilememesi gerekçesi ile şikâyetçilerin dinlenmesinden vazgeçilerek, kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık … Müdafinin Sanığın Fiil Üzerinde Ne Şekilde Müşterek Hakimiyet Kurarak İştirak Ettiğinin Tartışılmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanık …’in ve diğer sanık ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanığın bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık …’ın Lehine Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde, takdiri indirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”,
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasına göre “…suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre…” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği,” yine Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin alıtnıcı fıkrasının (b) bendinde “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkemece “suça meyilli ve sabıkalı kişiliği nazara alınarak” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/5233 Esas, 2022/3813 Karar sayılı kararında sanık … müdafi ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.