YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15848
KARAR NO : 2023/12869
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1299 Esas ve 2021/915 Karar
SUÇ : Tehdit
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
… 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2020/1299 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında yapılan yargılama sonunda, tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ile yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 19.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 94660652-105-55-25606-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve 2023/17089 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17089 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde değişiklik yapıldığı ve uzlaştırmanın 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde yer alan “tehdit” suçu yönünden de uygulanabilir hale gelmesi nedeniyle sanığın üzerine atılı tehdit suçu açısından söz konusu kanun değişikliğine göre hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un “Uzlaştırma” başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
…
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
…
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
…”
Şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı belirlenmiştir.
2. Hükümlü hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında yer alan tehdit suçundan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece gereğinin yapılması amacıyla dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği halde belirtilen bu işlem yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen;
“(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.”
Şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile müştekiler arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2020/1299 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.