Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/16050 E. 2023/10655 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16050
KARAR NO : 2023/10655
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan verilen “2 yıl 8 ay” hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’un (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı sayılı Yasanın 298. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği,

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2022 tarihli ve 2022/51017 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında konutta kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, nitelikli yağma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-e.3, 149/1-a-d.2-h, 53, 54, 58, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/375 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d-h, 168/3. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası, 109/1-3-e maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2023/282 Esas, 2023/229 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Şikâyetçinin çelişkili beyanları dışında somut delil olmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Şikâyetçi ile sanığın resmi nikahlı evli oldukları olay günü saat 23.00 sıralarında müşteki ikametinde uyuduğu esnada eşi olan sanığın müştekiyi uyandırarak telefonunu istediği, vermeyeceğini söylemesi üzerine sanığın müştekiyi darp ettiği ve müştekinin telefonunu alarak cebine koyduğu, müşteki bağırınca sanık mutfakta bulunan ekmek bıçağını eline aldığı ve müştekiye doğru sallamaya başladığı, bunun üzerine üst katta oturan sanığın anne ve babasının olay yerine geldiği, sanığın babasının sanığın elinde bulunan bıçağı zorla aldığı, devamında ikamete polis ekiplerinin geldiği, polislerin gelmesi üzerine sanığın müştekiyi ve çocuğunu ikamete kilitlediği, sanık pencereden bakarken müştekinin fırsatını bularak evin kapısını açarak dışarı çıktığı, sanığın içeride çocuğuyla birlikte içeride kaldığı, polislerin ikna çabaları neticesinde sanığın çocuğunu ve bıçağı kapının önüne bırakıp kapıyı tekrar kendi üzerine kilitlediği, polisler sanığın evden çıkması için sanığı ikna etmeye çalıştıkları, ancak sanığın evden çıkmadığı, eve girilirse kendisini öldüreceğini söylediği ve sonra polise teslim olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine isnat edilen suçlamayı kabul etmemiş dava dosyasında mevcuttur.

3. Şikâyetçinin aşamalardaki olayı (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde anlattığı beyanı dava dosyasında mevcuttur.

4. Şikâyetçi beyanıyla uyumlu basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığını gösterir doktor raporu, dava dosyasında mevcuttur.

5. Tanıklar baba E.C ve anne L.C.’nin şikâyetçinin beyanıyla ile uyumlu ”Sanığın elinde bıçak olduğu, bıçağı müştekiye doğru salladığı, müştekinin telefonunun sanığın elinde olduğu, sanığın müştekiyi darp ettiği, polislerin gelmesi üzerine sanığın evin kapısını kilitlediği yönünde beyanları,'” dava dosyasında mevcuttur.

6. Sanığın telefonun aynı gün şikayetçiye iade ettiği dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olay günü mağdur ile sanığın tartışma yaşadıkları, mağdurun aşamalarda sanığın kendisinden telefonunu istediğini ancak kendisinin vermemesi üzerine kendisini elleriyle darp ettiğini beyan etmesi karşısında eyleme konu telefonu sanığın alıp almadığı, telefonun mülkiyetinin kime ait olduğu, telefonun kim tarafından kullanıldığı hususlarına dair dosyada bilgi bulunmadığı ayrıca sanığın telefonu ne amaçla aldığı hususunun tespit edilemediği, tanıklar ve mağdurun soruşturma aşamasında ve mahkememizde alınan beyanları arasında kısmi farklılıklar olduğu anlaşıldığından sanığın telefonu ne amaçla aldığı hususunun taraflara sorularak tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile karar verilmesi,

Kabule göre de;

Yağmanın konusu olan telefonun markasının, modelinin ve akıllı telefon olup olmadığının dosya kapsamından belli olmadığı ve değer tespiti yapılmadan hüküm kurulduğu görülmekle; bu husus araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 150/2 maddesi gereğince değerlendirilme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hususunda hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık vasisinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2023/282 E., 2023/229 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK’nın 307/4 maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Nitelikli yağma suçundan tutuklu bulunan sanık …’in tutuklulukta geçirdiği süreler göz önüne alınarak bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal salıverilmesi için … Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.