Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/16240 E. 2023/14278 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16240
KARAR NO : 2023/14278
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/156 Esas, 2020/236 Karar
SUÇ : Basit Tehdit
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2019/156 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.03.2020’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 20.03.2023 tarihli ve 94660652-105-43-26634-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2023 tarihli ve 2023/35805 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35805 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar…” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2020 tarihli kararda, sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2015/426 esas, 2017/130 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 15.05.2017 olduğu, sanığın denetim süresi içinde işlediği kabul edilen Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/450 esas, 2018/120 sayılı kararına konu suçun işlendiği tarihin ise 07.05.2017 olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kesinleşmeden ve dolayısıyla denetim süresi başlamadan önce işlenen suç nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar…”
Şeklinde düzenleme mevcuttur.

2. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

3. İncelenen dava dosyasından; Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2020 tarihli kararda, hükümlünün denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; hükümlü hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2015/426 Esas, 2017/130 sayılı Kararının kesinleşme tarihinin 15.05.2017 olduğu, hükümlünün denetim süresi içinde işlediği kabul edilen Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/450 Esas, 2018/120 sayılı Kararına konu suçun işlendiği tarihin ise 07.05.2017 olduğu anlaşılmakla, hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kesinleşmeden ve dolayısıyla denetim süresi başlamadan önce işlenen suç nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2019/156 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hükmün (1-A) bendinde belirtilmiş olan sanığın basit tehdit suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün tamamen ortadan kaldırılması ve yerine;
“Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/450 Esas, 2018/120 Karar sayılı kararına konu suçun, Kütahya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2015/426 Esas, 2017/130 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlenmediği dolayısıyla hükmün açıklanması şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASINA YER OLMADIĞINA,”

Şeklinde yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.