YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16385
KARAR NO : 2023/11417
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1052 E., 2023/1256 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
A. Sanıklar …, …, … hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 15.03.2023 tarihli ve 2023/1052 Esas, 2023/1256 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın ceza miktarı yönünden kesin olduğu ve sanıklar müdafiilerinin yalnızca katılan …’a yönelik temyizi kabil hükümleri temyiz ettikleri anlaşılmış ise de; sanıkların her iki katılana yönelik eyleminin bir bütün halinde tek yağma suçunu oluşturması nedeniyle katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kesin nitelikte istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar kaldırılarak yapılan incelemede;
B. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2022 tarihli ve 2022/4595 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/302 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/1052 Esas, 2023/1256 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanıklar … ve … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına
2.Değer azlığı indirimi uygulanması gerektiğine
3.Teşebbüs ve gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine
4.Takdiri indirim nedenlerinden TCK md.62 nin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırılığına
B.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, eylemin nitelikli hırsızlık olarak kabul edilmesi gerektiğine
2.Müştekileri serbest bırakmaları nedeniyle gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine
C.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve fiilin icrasına katılmadığına
2.Kabul anlamına gelmemekle birlikte yardım eden sıfatı ile sorumlu tutulması gerektiğine
3.Suça iştirak ettiğine dair somut delil bulunmadığına
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar …’ın katılanla aynı köyden olması nedeniyle önceden tanıdığı, katılanın evindeki kasanın ve kamera kayıt cihazının yerini bildiği, arkadaşları …, … ve …’le birlikte plan yapıp gerekli teçhizatları alarak katılanın evine girmeye karar verdikleri, sanıkların …’dan sanık …’nin sürdüğü araçla … ilçesine hareket ettikleri, katılanların bulunduğu ikametin yakınında …, … ve …’ın ellerinde eldiven, yüzlerinde kar maskesi olmak üzere araçtan indikleri, sanık …’in ise sanıkları köyün ilerisinde arabanın içinde beklediği, sanık …’ın katılanın mutfak penceresini zorladığı, gece saat 04.00 sularında sanıklar …, … … ve …’ın eve girdikleri, sanık …’in kamera kayıt cihazını söktüğü, sanıkların evde para ve kasayı aramaya başladıkları, sesleri duyarak uyanan katılan …’in gelini …’a kasanın anahtarının yerini sordukları, …’nün bilmediğini söylemesi üzerine bağırmaması ve direnmemesi için sanık … tarafından elinin kelepçelendiği ve ağzının bantlandığı, sanıkların bu sefer diğer katılanın odasına yöneldikleri, katılanın uyanarak sanıklara direnmesi üzerine sanıkların katılanın elini kelepçeledikleri, evde yatağın üzerinde buldukları tüfeği katılan …’e doğrultarak kasanın anahtarını sordukları, …’in bayılma numarası yaparak rahatsızlandığı izlenimi yarattığı, bu durumdan korkan sanıkların …’ yü çözerek katılan …’in ilacını bulmasını ve 112 yi aramasını istedikleri, sonrasında katılan …’in pantolonundan, …’nün çantasından bir miktar para, evde bulunan kamera kayıt cihazı ve bir adet bilgisayarı çalarak olay yerinden ayrıldıkları, yol üzerinde durarak üzerlerinde bulunan kıyafetleri, eldiven ve maskeleri yaktıkları anlaşılmıştır.
2.Sanıklar …, … ve …’ın aşamalarda ikrar içeren savunmalarda bulunmuştur.
3. Sanık … savcılık ifadesinde, “…. … benim arkadaşım olmaktadır, yaklaşık 3-4 ay öncesinde bana köylerinde ikamet eden yaşlı bir adam olduğunu, kendisinin bu adamın evine daha önce girdiğini çok zengin olduğunu, parasını alalım mı diye bana teklifte bulundu ben de hayır dedim, sonrasında olay gününden bir gün önce beni çağırdılar, yanlarına gittim, eve gireceklerini anlattılar ve emanet bir araba bulduklarını söylediler, benim de maddi sıkıntılarım vardı, ailevi sıkıntılarım vardı bu işi yapmayı kabul ettim, … ilinden gece vakti yola çıktık, aracı ben sürüyordum, araçta … … … … ve … bulunmaktaydı, yolda gelirken benzinlikten 300 TL lik mazot aldık, ben kendilerine Çatololuk Mahallesi girişinde indirdim, kendilerini gece 03:00 – 03:30 civarı bıraktım ve kendilerinin gelmesini beklemeye başladım, araçtan hiç inmedim, kendileri inmeden ellerine eldivenlerini, yüzlerine de kar maskelerini taktılar, yanlarında plastik kelepçede vardı, araçtan indiler, ikamete doğru gittiler, yaklaşık bir saat sonra beni aradılar, ev sahibinin rahatsızlandığını hemen kendilerini almaya gelmemi istediler, bende onları almaya gittim, köyün ortasında buluştuk, kar maskelerini ve eldivenlerini araçta çıkardılar, geldiklerinde sadece ellerinde bilgisayar kutusu gördüm ve bana 200 TL para aldıklarını söylediler, giderken dağlık bir yerde durdum, kıyafetlerini, kar maskeleri ve eldivenlerini yaktılar, yanlarında getirmiş oldukları diğer kıyafetleri giydiler, ben üzerimi değişmedim, çünkü ben araçtan inmedim,…” ifadesi ile suçu ikrar ettiği anlaşılmış; Mahkemede alınan savunmasında ise “….Bu olaydan 2-3 ay kadar önce köy kahvesinde sanık … köyde böyle bir adamın olduğunu zengin olduğunu söylemişti ancak bu eve ilk girilmesinde ben yoktum kimler vardır bilmiyorum o zaman bu köye normal gezme amaçlı …ın yanına gitmiştim. Bu olayda gece yarısına doğru işten geldim … beni aradı aşağı evin önüne çağırdı ben gittim. Muhammed kendilerinin yorgun olduğunu söyleyip benden araba kullanmamı istediler ben de yorgunum kullanamam dedim. Sorduğumda dolaşmaya gideceğiz demişlerdi daha sonra çok ısrar ettiler … da çocukluk arkadaşımdır ben de dolaşacağız düşüncesiyle bunlarla birlikte yola çıktım. Yola çıktığımızda saat 00:30 sularıydı diye hatırlıyorum öncesinde benim bunların planladıkları olaydan haberim yoktu. Ben yapmayalım gerek yok bir şekilde çalışırız öderiz dedim onlar girelim, sen şey yapma gibi sözler söylediler ben onlara girmeyeceğimi de açıkça söylemiştim. Bayağı yol almıştık arabadan inemedim dönmem mümkün değildi. Arabayı ben kullandım gittik köyün dışında durduk bunlar indiler gittiler ben beklemeye başladım. Saate de bakmamıştım kaçta geri geldiler bilmiyorum ancak köye vardığımızda saat 03:30-04:00 arasıydı. Beni 2-3 defa aramışlar ancak ben uyuduğum için aramaları görmemişim yanlış hatırlamıyorsam beni arayan …dı telefon açılınca … adam fenalaştı hemen gel köyün içinden kahveye doğru gel dediler ben de kahvenin yerini biliyordum araçla köyün içinden geçerek oraya doğru gittim. Yolda karşılaştık hemen döndük ben ne olduğunu sordum evin içinde ne yaptıklarına ilişkin bir bilgim yoktur. 200Tl para aldık dediler bir de laptop gördüm. Ayrıca diğer sanıklar eve giderken üzerlerinde silah, bıçak görmedim, yoktu. Ben bunların suçuna katılmadım gitmek istemediğimi de söyledim ancak araçtan inip geri dönemedim. …” şeklinde inkara yönelik ifadeler kullanmıştır.
4.Katılan aşamalarda istikrarlı ve çelişmeyen beyanlarda bulunmuştur.
5.Köprübaşı İlçe Emniyet Amirliğinin 15.03.2022 tarihli yazısı ile pts sistemine ait kayıtlar dosyaya eklenmiştir.
6…. İlçe Jandarma Komutanlığının 13.03.2022 tarihli olay yeri inceleme raporu mevcuttur.
7.Tanık G.K. kollukta, 35…. plakalı aracını olay günü sanık … …’e verdiğini, verirken … …’nin yanında, kardeşi … ile soyadını bilmediği … isimli şahsın da bulunduğunu, aracı aynı gün saat 12.00 sıralarında … ve …’ın kendisine geri getirdiğini belirtmiştir.
8.Soruşturma aşamasında, zarar giderimine ilişkin Vakıfbank’a ait 7.000,00 TL, 6.875.00 TL ve 6.875.00 TL miktarlı üç adet banka dekontu fotokopisi sanıklar müdafii tarafından dosyaya delil olarak sunulmuştur.
9.Sanıklara ait nüfus ve adli sicil kaydı dosya arasındadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
1. Atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına yönelik temyiz sebebi yönünden
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalarda alınan beyanları, sanıkların ikrar içeren savunmaları, olay yeri inceleme raporları, pts kayıtları, tanık beyanları ve kolluk tutanakları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğunu ve eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden,
hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanığın suça iştirak etmediğine ya da yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden
Sanık …’in soruşturma aşamasında 23.03.2022 tarihinde müdafi huzurunda alınan ifadesinde, diğer sanıkların arkadaşları olduğunu, maddi sıkıntıları olduğu için söz konusu işi yapmayı kabul ettiği şeklindeki ikrarı ve diğer sanıkların bu ifadeyle uyumlu beyanları bir arada değerlendirildiğinde, sanık …’in en başından beri yapılan planın içerisinde yer aldığı, olay mahalline kendisinin kullandığı araçla gittikleri, diğer sanıkları katılanın evine yakın bir yere bırakıp, sanıkların gelmesini beklediği, eylemi gerçekleştiren sanıkları araçla alarak olay yerinden ayrıldıkları, sanığın somut olaydaki görevinin suçun icrası noktasında kilit rol oynayan gözcülük olup söz konusu eylemin başarıyla icrası neticesinde elde edilecek menfaatten temine yönelik anlaşmanın baştan mevcut olduğu, sanık … ‘in diğer sanıklarla birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanıklar …, …, … hakkında katılan … ve Katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümler yönünden
1.Gönüllü vazgeçme ve teşebbüs hükümlerine yönelik temyiz sebepleri yönünden
Sanıkların suç tarihinde katılanın evine girdikleri, katılanın uyanması ve direnmesi üzerine ellerini bağlayarak direncini kırmak suretiyle evdeki eşyalar ve parayı alarak ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; eylemin tamamlanması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca teşebbüs hükümleri ile aynı Kanun’un 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme şartlarının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla kurulan hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Değer azlığına ilişkin temyiz sebebi yönünden
Sanıkların işlediği nitelikli yağma suçuna konu paralar ile dizüstü bilgisayar ve kamera kayıt cihazının toplam değerinin 20.000,00 TL olduğu, bu bakımdan suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan malların değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.İyi hal indirim yapılmamasına yönelik temyiz sebebi yönünden
Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Mahkemece “..-Sanıkların dosyaya yansıyan kişilik özellikleri, olumsuz geçmişleri ve sosyal ilişkileri dikkate alınarak…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sair hususlar yönünden
Sanıkların cebir ve tehdit kullanarak katılan …’nün çantasından 300 TL, katılan …’in cebinden 1.500,00 TL para, kamera kayıt cihazı ve 1 adet Techno i5 marka bilgisayarı almaları şeklindeki eylemlerinin katılanların aynı evde kalmaları ve sanıkların yağma kastının tek bir malvarlığına yönelmesi nedeniyle sanıkları hakkında tek bir yağma suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde ön inceleme bölümünün (A) paragrafında belirtildiği üzere iki ayrı yağma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde A paragrafı (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.3.2023 tarihli ve 2023/1052 Esas, 2023/1256 Karar sayılı kararının sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği,
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Sanıklar …, …, … hakkında katılan … ve Katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafı (4) numaralı bentte açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/1052 Esas, 2023/1256 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Sanıklar hakkında katılanlara karşı yağma suçlarından cezalandırılmaları için ilk derece mahkemesine kamu davası açılmıştır. Yargılama sonunda tüm sanıklara her iki katılana karşı yağma ve özgürlükten yoksun kılma suçlarını işledikleri gerekçeleriyle mahkûmiyet kararları verilmiştir.
Mahkûmiyet kararlarının sanıklar müdafilerinin süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurmaları üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından inceleme yapılmıştır. Bu inceleme sonucunda; tüm sanıklar hakkında yağma suçlarından, katılan …’a karşı eylemleri nedeniyle TCK 37, 149/1-a-b-c-d-h ve 168 maddeleri gereğince ayrı ayrı 7 yıl, diğer katılana karşı eylemleri nedeniyle TCK 150/2 maddesi de uygulanarak ayrı ayrı 3 yıl ve her iki katılana karşı özgürlükten yoksun kılmak suçlarından TCK 109/2, 109/3-a-b maddeleri gereğince ayrı ayrı 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmaları yönündeki ilk derece mahkemesinin kararlarına karşı yapılan itirazlar esastan reddedilmiştir.
Daha sonra sanıklar müdafileri BAM ceza dairesinin bu kararının temyize tabi olan kısmı için temyiz yasa yoluna başvurmuşlardır. Katılan …’a karşı işlenen tüm suçlar ile diğer katılana karşı işlenen özgürlükten yoksun kılma suçlarına karşı kurulan mahkûmiyet hükümlerinin kesinlik sınırı içerisinde kalması nedeniyle kesinleşme işlemleri yapılmış, temyiz incelenmesi yönünden ise dairemize gönderilmiştir.
Heyet tarafından yapılan incelemede katılanlara yönelik eylemlerin bütün halinde tek bir yağma suçunu oluşturacağı kabulü ile katılan …’a karşı işlenen suç nedeniyle verilen ve BAM ceza dairesinde kesinleşen hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, bu kabul ile de dava dosyası incelenmiştir.
İnceleme sonucu Heyet tarafından varılan bozma kararına katılmakla birlikte BAM kararı ile kesinleşen ve temyize getirilmeyen, temyiz edilse dahi inceleme yapılmayacak bir kararın kaldırılması olanaklı değildir. İlk Derece Mahkemeleri ile BAM dairelerinin kesin olarak verdikleri karara karşı gidilebilecek yollar yasada belirtilmiştir. Bunlar dışında, Yargıtay Dairelerinin kesinleşmiş kararları kaldırarak inceleme yapabileceğine ilişkin yasal bir dayanak yoktur.
Burada yapılması gereken, temyiz kapsamında katılanlara yönelik eylemlerin tek bir yağma suçunu oluşturacağı kabulü ile bozma kararı verip kesinleşen kısımla ilgili diğer yasa yollarına gidilmesini sağlamaktır. Kesinleşen veya Yasa’nın başka denetim yolları belirlediği durumlarda yetkisiz yargı makamının bu tür kararları kaldırması yetki aşımı olacaktır.
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında dairenin, katılan …’a karşı yağma suçundan verilen ve BAM ceza dairesinin esastan ret kararı ile kesinleşen mahkûmiyete ilişkin hükmü kaldırarak inceleme yapma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.