YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16421
KARAR NO : 2023/12203
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1029 E., 2023/1015 K.
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4584 soruşturma numaralı ve 26.09.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/447 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/1029 Esas, 2023/1015 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile,
“Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve ikinci kez tekerrüre esas alınan … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/260 Esas ve 2017/834 Karar sayılı ilamında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması nedeniyle ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına konu olamayacağı, güncel adli sicil kaydında ikinci kez tekerrüre esas olabilecek başkaca bir ilamın da bulunmadığı gözetilmeden sanığa birinci kez tekerrür hükümleri uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı ve sanık … ve müdafiinin istinaf nedenleri bu yönüyle yerinde görülmüş ise de; bu aykırılığın davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin CMK’nın 280/1-a. ve 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan;
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümdeki TCK’nın 58.maddesinin uygulandığı bendin metinden çıkarılarak yerlerine “Sanığın … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli ve 2016/260 esas, 2017/834 karar sayılı hükmü ile nitelikli hırsızlık suçundan verilen 5 yıl 15 ay hapis cezası bakımından mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bundan sonraki kısımlarının aynen muhafaza edilerek hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri
1. Soruşturma evresinde beyanı alınan tanık İ.S.A’nın kovuşturma aşamasında dinlenmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
2. Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine,
3. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Atılı suç kabul edilmemekle birlikte suç vasfının mala zarar verme suçu olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’in olay günü, ikamette bulunduğu sırada annesi olan katılan …’dan para istediği, katılanın parasının olmadığını beyan etmesi üzerine sanığın, “evi yakarım” şeklinde tehdit edip evdeki eşyalara zarar verdiği, katılanın şikâyetçi olmak üzere ikametten çıktığı, sanığın ikameti yakarak zarara yol açtığının, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmalarında özetle, soruşturma evresinde, katılanlardan para istediğini, para vermeyince evdeki eşyalara zarar verdiğini, kasıtlı olarak evi yakmadığını, ağzındaki sigarayı yere attığını, yangının bu nedenle çıkmış olabileceğini beyan etmiş, kovuşturma evresinde ise para istediğini inkar etmiştir.
3. Tanık İ.S.A’nın katılan beyanı ile uyumlu soruşturma evresindeki anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.
4. Görgü tespit tutanağı ile olay yeri inceleme tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
5. İtfaiye olayı raporu, dava dosyasında mevcuttur.
6. Zararın 16.500,00 TL olduğuna dair zarar tespit tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış, tekerrür uygulaması yönünden düzeltilerek esastan red kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tanığın Dinlenmeyerek Eksik Araştırma Yapıldığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanların aşamalarda değişmeyen ısrarlı anlatımları, katılanlar beyanı ile uyumlu sanığın kollukta olayın sıcağı sıcağına alınan tevil yollu ikrarı, görgü tespit tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı, itfaiye olayı raporu, zarar tespit tutanağı ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, ilk derece mahkemesince tanık İrem’e ulaşılamaması ve adres bilgisinin de bulunmaması nedeniyle dosya kapsamında alınan beyanlarının değerlendirmeye yeterli olduğu anlaşılmakla dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği gözetildiğinde, dosya içerisinde mevcut diğer deliller dikkate alındığında tanık beyanının dosyaya yenilik katmayacağı belirlenen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Alt Sınırdan Hüküm Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
İlk derece mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması sırasında, yağma suçunun konutta gerçekleştirildiği kabul edilerek yağma suçunun nitelikli halinden ceza tayin edildiği, buna göre 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin tatbik edildiği ve cezanın üst sınırının 15 yıl hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, mahkemece, “suçun işleniş şekli, suçtan doğan zarar ve tehlikenin ağırlığı (ev yakma tehdidi ve yakılması) birlikte değerlendirilerek sanığın takdiren teşdiden cezalandırılmasına” şeklinde gösterilen gerekçe ile, alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilen cezanın, ölçülü ve hukuka uygun olduğu belirlenen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, “Sanığın geçmişi, tekerrüre esas sabıkasının bulunması, ileride suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememize olumlu bir kanaat gelmediğinden, hakkında gerektirici bir neden görülmediğinden TCK’nın 62. maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,” şeklinde gösterilen gerekçe ile dosya arasında yer alan sanığın adli sicil kayıtları dikkate alındığında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Suç Vasfına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmesine veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olmalıdır.
Cebir ve şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanığın, katılandan para istediği, parayı alamaması üzerine “evi yakarım” şeklindeki söyleminden sonra evi yakması eylemi, yağma suçunun cebir ve tehdit unsurunu oluşturup mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetildiğinde, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/1029 Esas, 2023/1015 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.