Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/16443 E. 2023/11821 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16443
KARAR NO : 2023/11821
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

İSTİNAF SONRASI TEMYİZ
TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/765 E., 2023/734 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Nitelikli yağma
SUÇ TARİHLERİ : 17.01.2022
HÜKÜM : İstinaf istemlerinin esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi, hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/1171 Esas sayılı iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, sanık … hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davaları açılmıştır.

B. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2022/279 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararıyla;
1. Sanıklar … ve … hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mahsubuna,

2. Sanık … hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsubuna, karar verilmiştir.

C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 9. Ceza Dairesinin 09.03.2023 tarihli ve 2023/605 Esas, 2023/606 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında Ilk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ve müdafilerin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmistir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Karara Yönelik Temyiz Sebepleri
Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiği,

B. Katılan Vekilinin Karara Yönelik Temyiz Sebepleri
1. Üst sınırdan hüküm kurulması gerektiği,
2. 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d fıkrasının da uygulanması gerektiği,
3. Sanıklar … ve … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı,
4. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiği,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların suç tarihinden yaklaşık 1 ay öncesinde bir araya gelerek olayı planladıkları, olay günü sanık …’in yanında katılan … ile birlikte kendisine zimmetle teslim edilen altınları satmak amacıyla 35 … … plaka sayılı araçla yola çıktıkları, yol güzergahının önceden diğer sanıklara bildirdiği, ayrıca 35 … … plaka sayılı araca ait GPRS takip cihazını diğer sanıklara verdiği, Torbalı, Selçuk, Kuşadası, Söke ve …’ta altın alım satımlarını yaptıktan sonra sanık …’in otomobili kullanmak istediği, sanık …’in idaresindeki araçla Yatağan istikametine doğru yola devam ettikleri, olay yerine kısa bir mesafe kala sanık …’in aracın hızını düşürerek emniyet şeridinde beklemekte olan ve içerisinde diğer sanıklar … ve …’in bulunduğu 35 … .. plaka sayılı araca sellektör yaptığı, bunun üzerine sanıklar … ve …’in araçta bulunan çakarı çalıştırarak 35 … … plaka sayılı aracı durdurdukları, sanıklar … ve …’in yüzlerinde kar maskesi ve ellerinde silahla sanık … ile katılanı otomobilden indirdikleri, katılanın eline plastik kelepçe ile bağlayıp, yüzlerine torba geçirdikleri, ardından her iki aracı ve altınları alarak olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.

2. Sanıkların isnat edilen suçlamayı kısmen ikrar ettikleri görülmüştür.

3. Tanıkların, sanıklar … ve …’ı kesin ve net olarak teşhis ettiklerinin tespit olunduğu tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Sanık …’un soruşturma aşamasında yer göstererek çalınan altınların bir kısmının iadesini sağladığı 26.01.2022 tarihli tutanakla, kalan zararı kovuşturma aşamasında giderdiği anlaşılmıştır.

5. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, hırsızlık suçundan kurula hüküm ise kaldırılarak yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … Müdafiİnin Alt Sınırdan Hüküm Kurulması, Katılan Vekilinin Üst Sınırdan Hüküm Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede,
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme Hâkime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında Mahkemenin 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken, kastın yoğunluğu, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin Birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (h) bentlerinin tatbik edildiği, aynı maddenin birden fazla bendinin ihlal edilmiş olduğu anlaşılmakla ilgili maddede yer alan ceza bakımından alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiği anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d Fıkrasının da Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede,
Sanığın yol üzerinde geçişi engelleyecek şekilde “önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek” biçiminde bir hareketinin bulunmadığı ve bu bağlamda yol kesmekten söz edilemeyeceği gözetildiğinde hükümde 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d fıkrasının uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanıklar … ve … Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanma Şartlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede,
Katılanın zararının bir kısmının soruşturma aşamasında giderildiği, kalan kısmının da kovuşturma aşamasında giderilerek, katılanın uğradığı zararın tamamen tazmin edildiği, sanıkların ifadelerinde samimi beyanlarda bulunarak pişman olduklarını belirttikleri, katılan vekilinin sanıklar yönünden kısmi iadeye muvafakatinin olmadığını belirtmesi karşısında sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/3. maddesinin ikinci cümlesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, bu temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Sanıklar Hakkında Takdiri İndirim Uygulanmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede,
Mahkemenin gerekçesine esas aldığı “cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin yerinde ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Sanıklar …, … hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanırken, gerekçeli kararda kovuşturma aşamasında zararın tamamen giderildiğinin, soruşturma aşamasında kısmi iadeye yönelik sanıklar açısından katılan vekilinin muvafakatinin bulunmadığının belirtildiği, hüküm kısmında da kovuşturma aşamasında zararın ödendiği belirtilmişse de, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ikinci cümlesi uygulanırken 1/3 oranında doğru indirim oranının belirlenmesi karşısında; hüküm kısmında uygulama maddesi olarak 168/2-3.maddesinin ikinci kısmı yerine 168/1-3. Maddesinin ikinci kısmı yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Ceza Dairesinin, 24.02.2023 tarihli ve 2023/765 Esas, 2023/734 Karar sayılı kararında sanık müdafi ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelemesi gereken konuları yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe bölümünde (5) numaralı paragrafta belirtilen eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.06.2023 tarihinde karar verildi.