Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/16755 E. 2023/13566 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16755
KARAR NO : 2023/13566
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/987 E., 2022/816 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Her ne kadar mağdurlar aşamalardaki beyanlarında olay günü sanığın yanında kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile birlikte parkta karşılarına çıktığını, kendilerini caminin arkasında karanlık bir yere götürdüklerini, burada darp edip silah ve bıçak çektiklerini, sanığın üzerlerini aradığını ve mağdur …’ün üzerinden 100,00 TL paranın alındığını iddia etmişler ise de; sanığın aşamalardaki tutarlı savunmalarında, olaydan önceki gün mağdurların aynı mahallede oturan … amcayı darp ettiklerini duyduğunu, buna sinirlenerek mağdurları aradığını ve parkta bulduğu mağdurları bu olay nedeniyle darp ettiğini, kesinlikle üzerlerinden para almadığını savunduğu; olay tanıkları O.Y., Ç.Ç., B.A., U.Ü., S.N.K.’nın savunmayla örtüşen şekilde beyan verdikleri ve tanık A.O. ile mağdurların duruşmada alınan beyanlarında olaydan önce aralarında yaşanan tartışmayı doğruladıklarının anlaşılması karşısında, “şüpheden sanık yaralanır” ilkesi de dikkate alınarak, sübut bulan eylemin iki kez silahla basit tıbbi müdahale ile giderilecek derecede kasten yaralama suçunu oluşturduğu düşünülmeden, tanık beyanlarıyla doğrulanmayan ve başkaca delil elde edilemeyen mağdurların iddialarına üstünlük tanınmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 289/1-g maddesi hükmüne aykırı olarak yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Muhalif)

K A R Ş I O Y

Her ne kadar sayın çoğunluk tarafından ilk derece mahkemesince yağma suçundan verilen hükmün iki kez silahla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaralama suçu oluştuğundan bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de dosyanın incelenmesinde müştekiler … ve …’ın sıcağı sıcağına verdikleri ifadeler ve daha sonra mahkeme sırasında aynı mahiyetteki ifadeleri birlikte dikkate alındığında sanığın mahalleden lakabı “…” olarak bilinen sanığın “sizinle konuşacağım” diyerek müştekileri camiinin arkasındaki ıssız bir köşeye çektiği, onlara vurmaya başladığı ve ceplerini yokladığı, müşteki …’ın cebinden bir şey bulamadığı, müşteki …’ün ise cebinden 100,00 TL parasını aldığını, daha sonra sanığın yanındaki kişinin müştekilere bıçak çektiği, sanığın da cebinden çıkardığı silahı doldur-boşalt yaptığı, sanığın cebinden yere hap benzeri bir şeylerin dökülmesi üzerine müştekilerin fırsatını bulup olay yerinden kaçtıkları anlaşıldığından, sanığın müşteki …’a yönelik yağmaya teşebbüs ve müşteki …’e yönelik de yağma suçunu işlediği açıkça anlaşılmaktadır.

Buna göre yerel mahkemenin müşteki …’a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan verilen cezanın onanmasına, müşteki …’e yönelik yağma suçundan verilen cezada ise müştekiden alınan 100,00 TL nin suç tarihi itibariyle değeri dikkate alınarak TCK’nın 150/2 maddesi gereğince verilen cezadan indirim yapılması gerektiği ve buna göre verilen kararın bu yönden bozulması gerektiği kanaatindeyim.

Her ne kadar sanık savunmasında bir gün önce mahalleden tanıdıkları yaşlı … Amca’nın müştekiler tarafından dövülmesine kızarak, olay günü müştekileri dövdüğünü belirtmiş ise de müştekilerin … ismindeki kişiyle tartışmaları sonucu ondan özür diledikleri ve onun da herhangi bir şikayetinin bulunmadığı, buna göre sanığın bu olayı bahane ederek ertesi gün müştekileri dövüp onları yağmalaması dikkate alınarak savunmasına itibar etmenin mümkün olmadığı, keza dinlenen tanıkların hiçbirinin beyanlarının birbiriyle örtüşmediği, her birinin beyanlarının tamamen birbiriyle çeliştiği, dosya içerisindeki, sanıklara ait dilekçelerden de anlaşılacağı üzere aynı cümlelerle şüpheli “…’nin üzerine atılan iftira sebebiyle ifade vereceklerini” bildirdikleri, buna göre bağımsız kamu tanığı sıfatında bulunmadıkları keza sanığın iş yerinde çalışan işçileri olduğunun belirtildiği, bu sebeple bu tanık beyanlarına itibar etmenin mümkün olmadığı, dosya içindeki yakalama canlı teşhis tutanağı, doktor raporları, çok sayıda sabıkası olduğunu bildirir sabıka kaydı birlikte değerlendirildiğinde sanığın müştekilerden …’a yönelik yağmaya teşebbüs, müşteki …’e yönelik de yağma suçunu işlediği anlaşıldığından yerel mahkemenin müşteki …’a yönelik yağma suçuna teşebbüs suçundan verilen cezanın onanmasına, müşteki …’e yönelik cebinden 100,00 TL ‘nin alındığı eylemde ise TCK’nın 150/2 maddesi gereğince cezanın indirilmesi ve bu sebeple bu müştekiye yönelik tamamlanmış yağma suçundan verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi kanaatinde olduğumdan çoğunluğun bu yöndeki kararına katılmıyorum.