YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16793
KARAR NO : 2023/12121
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
İSTİNAF SONRASI TEMYİZ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3546 Esas, 2019/1592 Karar
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen cezanın tür ve miktarı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasınının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c,109/1-3-b, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2016/281 Esas, 2018/44 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c, 62, 53 üncü maddeleri gereğince ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109/1, 109/3-b, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis, cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2016/281 Esas,2018/44 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ile diğer sanıkların müdafiileri tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 11.07.2019 tarihli ve 2018/3546 Esas, 2019/1592 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların Müdafiisinin Temyiz Sebepleri
Atfı cürüm yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suç işleme kastının bulunmadığına ve atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyeti gerektirir delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine, hukuki ilişkinden kaynaklanan alacağın tahsil amacıyla hareket edildiğine, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, …’ın olay yerinde bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. “..Olay tarihi olan 27.03.2016 tarihinde saat 10.10 sıralarında müşteki Libya uyruklu … …’in Mesihpaşa Mahallesi … Caddesi üzerindeki Finansbank ATM’sinden para çektiği sırada sanıklar …, … ve …’in sanık …’in kullandığı araç ile mağdura yanaştıkları, sanıklar … ve …’in araçtan indikleri, sanık …’in elinde bir telsiz olduğu halde mağdura polis olduklarını söyleyerek aracın arka koltuğuna bindirdikleri, sanık …’ın aracı kullandığı, sanık …’in aracın sağ ön koltuğuna, sanık …’in de mağdur ile birlikte arka koltuğa oturdukları, devamında sanık …’ın aracın kapılarını kilitleyip aracı hareket ettirdiği ve olay yerinden ayrıldıkları, sanık …’in mağdurdan 560 TL, 4.000 USD parayı ve kredi kartlarını aldığı ve sanıkların mağduru araçtan indirerek araçla uzaklaştıklarının..” kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun soruşturma aşamalardaki ifadelerinde (1) nolu bentteki gibi anlatımları ile, “..aracın içerisinde üzerimi aramaya başladı ve cebimde bulunan 560 Türk Lirası parayı ve 40.000 Amerikan Doları limiti olan 50 adet Kredi kartım aldılar yaklaşık 4000 dolar para bu kartlardan çekilmiştir.. olay öncesi herhangi bir tanışıklığım söz konusu olmadığı gibi herhangi bir ticaret de yapmış değilim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Sanık … soruşturma aşamasındaki ifadesinde özetle, “Ben yaklaşık 1 yıldır … Gıda Tekstil İnşaat Kuyumculuk Ltd Ştî. isimli şirketin sahibiyim. Bundan yaklaşık 6 ay önce Libya uyruklu … … … … isimli şahıs ile iş nedeniyle tanıştım. Şahıs bana Libya uyruklu müşteri getirebileceğini söyledi. Bende kabul ederek şahıs ile birlikte çalışmaya başladık. Şahıs bana yaklaşık 5 ay süreyle düzenli ödemelerini yaptı. Şahıs benden 200.000 Türk Lirasi değerinde mal isterdi. 100.000 Türk Lirası para öder kalanını sonra ödeyeceğini söyler ve öderdi. Son ödemelerinde sıkıntılar çıkmaya başladı…. isimli şahıs bana 200.000 Amerikan Doları borçlandı. Şahsı sürekli aradım fakat ulaşamadım. 27.03.2016 günü saat 10.00 sıralarında … Caddesi üzerinde arkadaşım …’e ait araç ile seyir halinde bulunduğumuz esnada … … … isimli şahsın para çektiğini gördüm o esnada yanımda akrabam olan …’da bulunmaktaydı. …’ e aracı durdurmasını söyledim ve araçtan aşağıya inerek … … isimli şahsın yanma doğru yürüdüm. Şahsın yanında daha önceden iş yaptığım isimlerini bilmediğim iki şahıs daha bulunuyordu. … … isimli şahsın yanmda bulunan şahıslar beni görünce kaçmaya başladılar. … … kendi rızası dahilinde araca bindik alacağım paranın akibetini sordum. Şahıs ile birlikte Şahıs bana ödemeyi yapacağım, parayı getirene kadar elinde bulunan kartların bende kefalet olarak durmasını istedi. Polis süsü vermek suretiyle şahısları dolandırdığım ve zorla kartlarım ellerinden aldığım iddiası asılsızdır.” şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
4. Sanık … aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, “.. ara sıra alışveriş yaptığım ve eski arkadaşım olan … ve arkadaşı olan … ile birlikte kahvaltı yapmak amacıyla … Buluştuk kahvaltı yaptıktan sonra aracımı … benden kullanmak için istedi.Bende kendisine verdim olayın yaşandığı esnada ben yanlarında değildim böyle bir olayın içerisine katılmadım aracımı da daha öncesinde de zaman zaman diğer sanıklara veriyordum. O günde benden istediler, ben de verdim, suçsuzum..” şeklindeki beyanları ile suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Sanık … aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, “Ben olay günü diğer sanıklarla birlikte kahvaltı yapmaya gitmiştik, kahvaltıyı yaptıktan sonra döndük, …’ın aracı ile gitmiştik, aracı ben kullanıyordum, yolda huzurdaki müşteki ve yanındaki başka şahıslarla karşılaştık, araçta ben ve … vardı, … şahısları görünce durmamı istedi, durdum, ben araçta kaldım, … aşağıya indi, müştekinin yanında iki kişi daha vardı, birisi gitti, diğeri ile beraber huzurdaki sanıkla beraber arabanın arkasına oturdular, …’in müştekiye “Borcunu öde” sözünü duydum, müşteki de “Ticaret ticaret” gibi şeyler söyledi, sonra yaklaşık 500 metre arabayla gittikten sonra araçtan şahısları indirdik, ben olayın ne olduğunu bilmiyordum, sadece bir alacak verecek meselesi olduğunu düşündüm, herhangi bir kart alma para alma gibi birşey görmedim, öyle birşey olsa zaten bir kargaşa olurdu, eve gittikten sonra … beni aradı, polislerin sorduğunu söyledi, bunun üzerine ben polis merkezine gittim.” şeklinde beyan etmiştir.
6. Güvenlik kamera kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarında, “.. olay günü saat 10.09 sıralarında plakası tespit edilemeyen siyah bir aracın bir süre Finansbank şubesinin biraz gerisinde beklediği daha sonra şubenin önüne giderek durduğu aracın ön yolcu kapısından ve arka kapısından inen iki şüphelinin iki farklı bankamatikte işlem yapın iki şahsı aracı doğru getirmeye çalıştıkları şahıslardan birinin şüpheli şahsın elinden kaçarak kurtulduğu diğer şahsın ise aracın arka koltuğuna bu şahıslar tarafından bindirildiği ve şüpheli şahıslardan birinin arka diğerinin ise ön yolcu koltuğuna binerek uzaklaştıklarının” tespit edildiği belirtilmiştir.
7. Kolluk tarafından düzenlenen 28.03.2016 tarihli tutanakta, “..başka bir yağma, kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçlarından bilgi sahibi olarak ifadesi alınan sanık …’in soruşturması yürütülen dosya hakkında bilgisi olduğunu samimi ikrarda bulunacağını belirterek, “ olay sırasında aracı kendisinin kullandığını, araçta … ve …’in de olduğunu, …’in “kendisine dur şu şahıstan alacağım var” demesi üzerine aracı durdurduğunu, …’in yanına gittiği Libyalı şahsın yanında 2-3 kişi daha olduğunu diğer şahısların kaçtığını, …’in alacağı olan şahsı araca bindirdiğini amaçlarının …’in alacağını almak olduğunu … şahısla konuştuktan sonra şahsı indirdiklerini para ya da kart alındığını görmediğini beyan ettiği” belirtilmiştir.
8. Kolluk tarafından düzenlenen teşhis ve yakalama tutanakları dava dosyası içerisindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Atfı Cürüm Yapıldığına, Eksik Araştırma ile Hüküm Kurulduğuna, Suç İşleme Kastının Bulunmadığına ve Suçun Unsurlarının Oluşmadığına, Mahkumiyeti Gerektirir Delil Bulunmadığından Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Mağdurun aşamalardaki değişmeyen kararlı beyanları, sanıkların tevil yollu ikrar içeren anlatımları, teşhis tutanakları, kolluk olay/yakalama, olay yeri inceleme ve görüntü inceleme tutanakları, bilirkişi raporu, dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ve eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, suçların kesin delillerle sanıklar tarafından işlendiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Hukuki İlişkinden Kaynaklanan Alacağın Tahsil Amacıyla Hareket Edildiğine, Kısmi İade Nedeniyle Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Mağdurun olay öncesi sanıkları tanımadığını ve ticaret yapmadığına ilişkin beyanı, mağdur ile ticaret yapıldığına ve 200.000,00 Amerikan Doları alacaklı olunduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir kaydın bulunmadığı ayrıca mağdurun zararının giderilmediği ve etkin pişmanılık koşullarının bulunmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin “200.000 Dolar’ın bir belge karşılığında verilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı görülmesi bunu belgelendirememesi, ayrıca sundukları belgelerin müşteki ile borç ilişkisine ait olmadığına” ilişkin gerekçelerinde de bir isabetsizlik görülmediğinden sanıklar … ve … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık …’ın Olay Yerinde Bulunmadığına, Atfı Cürüm Yapıldığına, Eksik Araştırma ile Hüküm Kurulduğuna, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın aşamalarda suçu kabul etmediği, mağdurun sanığa ilişkin herhangi bir teşhisinin de bulunmadığı, olayda kullanılan aracın sanık …’ın kız kardeşine ait olması dışında davaya konu eylemle sanık arasında bağlantı kurulamadığı, sanığın müdafii hazır bulundurulmadan ve ifade niteliği taşımayan kolluk tarafından düzenlenen tutanaklardaki görüşme beyanlarının samimi ikrar olarak değerlendirilip mâhkumiyet kararına dayanak alınamayacağı, sanığın müsned suçtan mahkûmiyetini gerektirecek düzeyde ve nitelikte kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlerle İlgili Olarak Yapılan İncelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının” temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerle İlgili Olarak Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenlerle sanıklar … ve … müdafiisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin 11.07.2019 tarihli ve 2018/3546 Esas, 2019/1592 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümle İlgili Olarak Yapılan İncelemede ise;
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 11.07.2019 tarihli ve 2018/3546 Esas, 2019/1592 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.