Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/1745 E. 2023/11056 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1745
KARAR NO : 2023/11056
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/177 E. 2022/347 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2012 tarihli ve 2011/3438 Soruşturma Nolu iddianamesi ile sanıklar hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2013 tarihli ve 2012/469 Esas, 2013/667 Karar sayılı karar ile sanıklar hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3. Kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.10.2019 tarihli ve 2019/1990 Esas, 2019/4995 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanıklar hakkında açılan kamu davasında, alacağın tahsili amacıyla yakınanın tehdit edildiğinin belirtilmesi karşısında; sanıkların eyleminin daha az cezayı gerektiren hal ve/veya yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/584 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmiştir.

5. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli ve 2020/203 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında, hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

6. Kararın, sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/24962 Esas, 2022/5511 Karar sayılı ilâmıyla;
“5271 sayılı CMK’nın 7. maddesine aykırı olarak görevli mahkeme tarafından sanıklardan … (…)’ın savunması alınmadan, görevsiz mahkemede alınan savunma ile yetinilerek duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile sanık … hakkında 38 inci, sanık … hakkında 37 nci madde delaletiyle, 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Suç işleme kastının bulunmadığına, suçsuz olduğuna,

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Temyiz etme iradesine,
C. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Teşdiden ceza verilmesi gerektiğine,
2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine,
D. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile katılan arasında mal alım satımı nedeniyle alacak/borç ilişkisi bulunduğu, katılandan alacağı bulunan sanık …’in bir kaç kez alacağını istediği ancak tahsil edemediği, olay günü Laçin’in çalışanı olan sanık … ile inceleme dışı sanık …’in katılanın işyerine gelerek borcu ödemesini istedikleri, katılanın olumsuz cevap vermesi üzerine “senin her şeyini ayakkabı numaranı bile biliyoruz geldiğin gittiğin yerleri evini dahi biliyoruz , biz adam öldürmeyiz, para için adam öldürülmez, ama biz yapacağımızı biliriz sonucuna katlanırsın” dedikleri, konuşmaları katılanın çalışanı tanık B.Y.’nin duyduğu, anlaşılmıştır.

2. Tanık B.Y.’nin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve (6) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde işlenen olay nedeniyle, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (6) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına da uyulmak suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Teşdiden Ceza Verilmesi Gerektiğine İlişkin Olarak
Hakim her somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde sayılan hususları göz önünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirleme hakkına sahiptir. Yine failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin yanında her somut olayda değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri değerlendirerek 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağını takdir eder. Yargılama sonucu belirtilen kriterler dikkate alınmak suretiyle kurulmuş olan hükümde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

2. 5237 Sayılı Kanun’un 43 üncü Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Olarak
Olay tarihinden önce sanıkların alacağı istedikleri sırada katılanı tehdit ettiklerine ilişkin şüpheden uzak delil bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri ve Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve (6) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmuş olduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.