Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/1795 E. 2023/11249 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1795
KARAR NO : 2023/11249
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1255 E., 2021/3201 K.
KATILANLAR : … , Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanların vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2019 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1.cümle, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2019/446 Esas,2021/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 cümle, 29/1, 62 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2019/446 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan bakanlık vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.12.2021 tarihli ve 2021/1255 Esas, 2021/3201 Karar sayılı kararı ile,
” … Suç tarihinin 29/07/2017 olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında 07/08/2017, 08/08/2017 tarihleri olarak gösterilmesi usule aykırı ise de; bu yazım hatasının mahkemesince her aşamada düzeltilebileceğinden, bu yanlışlık eleştiri konusu yapılmıştır. Sanık hakkında her ne kadar Tehdit suçundan TCK’nun 106/1-1.cümle, 29, 62, 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince uygulama yapılarak sonuç olarak 1.500,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanık savunması, katılan anlatımları ile tanıkların anlatımları birarada değerlendirildiğinde; katılan ile sanığın dünür oldukları, olay tarihinde sanığın kızı … ile katılan arasında ailevi meselelerden kaynaklı anlaşmazlık bulunduğu, olay tarihinde katılan ile sanığın kızı … arasında yaşanan tartışma üzerine …’ün babası olan sanığı arayarak eve çağırdığı, sanığın da katılanın ikametine geldiği, burada tartışma çıktığı, sanığın katılana hitaben “seni öldürürüm ölün çıkar burdan” diyerek tehdit edip aynı zamanda katılanı darp ettiği anlaşılmış ise de; Sanığın tehdit içerikli sözleri katılanı yaralarken gerçekleştirdiği için tehdit kastı ile hareket etmediği, o an katılana karşı bulunduğu öfke ile katılanı darp etmek amacıyla yaralama kastı ile hareket ederek katılanı darp ettiği, sanığın yalnızca kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği, bu haliyle sanığın tehdit suçu açısından kastının bulunmaması sebebiyle Tehdit suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; Bu aykırılığın 5271 sayılı C.M.K.nun 303(1)-a maddesi uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan; Hüküm fıkrasından sanığın “Tehdit” suçundan mahkumiyetine ilişkin kısımların 5271 sayılı C.M.K.nun 280(1)-a maddesi uyarınca kaldırılmasına, yerine “Her ne kadar sanık hakkında “Tehdit” suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa isnat edilen suçta kastının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı C.M.K.nun 223(2)-c maddesi uyarınca sanığın müsnet suçtan beraatine” fıkrasının eklenmesi biçiminde düzeltilerek 5271 sayılı C.M.K.nun 280(1)-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına, lehe vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … ile sanık …’ın dünür oldukları, sanığın kızı … ile katılan arasında ailevi meselelerden kaynaklı anlaşmazlık bulunduğu, olay günü katılan ile … arasında yaşanan tartışma üzerine …’ün babası olan sanığı telefonla aradığı, babasına darp edildiğini söylediği ve eve çağırdığı, sanığın da katılanın ikametine geldiği, burada aralarında çıkan tartışma neticesinde katılana “seni öldürürüm, ölün çıkar burdan” diyerek tehdit ettiği, ardından katılanı darp ederek alınan kat’i rapor içeriğine göre etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, kabulü ile mahkûmiyetine karar verildiği, anlaşılmıştır.

2. Katılan aşamalardaki ifadelerinde (1) nolu bentteki gibi beyan etmiştir.

3. Sanığın amalardaki ifadelerinde özetle, kızının kayınvalidesi olan katılanın sürekli kızını döverek evden kovduğunu, olay günü yine evden kovduğu kızının arayıp haber vermesi üzerine ikametinin bahçe kapısının önüne geldiğinde kızının baba kurtar diye bağırdığını duyunca ince tahtadan yapılmış iç taraftan incecik sürgü ile kapatılmış kapıyı eliyle itekleyince açıldığını katılanın kızını yere yatırmış dövdüğünü görünce kızının üzerindeki katılanı kenara çekip kendisine bağırıp kızdığını belirterek tehdit edip katılana vurmadığını beyan etmiştir.

4. Tanık C.E. soruşturma aşamasında alınan 07.12.2017 tarihli ifadesinde özetle, “…..’ye misafirliğe gidiyordum, evin önüne vardığımda sanığın …’nin bahçe kapısına tekme atıp bahçeye girdiğini, ardından da evin giriş kapısına tekme atarak içeriye girdiğini gördüm, …’nin saçından tuttu ve duvara bir kaç defa vurdu, bir kaç defa da omuzlarına yumruk attı, aynı sokaktan bir kaç kişiyle birlikte sanığın tutup …’yi elinden aldık, …’ye vurduğu sırada bunların hesabını soracağım, benim tüfeğim var öldüreceğim sizi gibi sözler söylüyordu”, kovuşturma beyanında ise özetle, “.. katılanın saçından tuttu ve duvara bir kaç defa vurdu, bir kaç defa da omuzlarına yumruk attı, aynı sokaktan bir kaç kişiyle birlikte sanığın tutup …’yi elinden aldık, …’ye vurduğu sırada bunların hesabını soracağım, öldüreceğim sizi gibi sözler söylüyordu sanığın elinde silah veya başka bir şey görmedim..” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Tanık K.Y. soruşturma aşamasında alınan 07.12.2017 tarihli ifadesinde özetle, “.. …’nin komşusuyum Temmuz ayı içerisinde … mağdurun ikametinin önünde “kızıma karışamazsınız sizi öldürürüm” diye bağırıyordu sakinleştirdim komşularda gelerek onu uzaklaştırdılar iki gün sonra eve geldiğimde … bana koyundaki morlukları göstererek dünürü …’ın kendisini darp ettiğini söyledi”, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise özetle, “..olayın oluşunu görmedim, ben olay yerine gittiğimde sanık katılanın üzerine doğru gidiyordu, ben …’ı tutarak olay yerinden uzaklaştırdım, tarafları ayırdım, … olaydan sonra kolundaki morluğu göstererek beni darp ettiler dedi sanığın benim kızıma haksızlık yaptınız sizi mahvederim dediğini duydum, başka da bir şey duymadım..” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

6. Tanık A.Y.’nin ifadesinde, kayınvalidesi ile tartıştığı sırada babası olan sanığın gelip olayı yatıştırmaya çalıştığını herhangi bir vurma veya yaralama eyleminde bulunmadı, kimseyi tehdit etmediğini, beyan etmiştir.

7. Tanık İ.U.’nun ifadesi dava dosyası içerisindedir.

8. Katılanının boyun arkasında her iki kol arkasında morluk oluşacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli rapor dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.12.2021 tarihli ve 2021/1255 Esas, 2021/3201 Karar sayılı kararı ile, “Hukuki Süreç” başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer verilen; “ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde katılanların vekillerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, katılanların vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.