YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/18728
KARAR NO : 2023/13827
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1740 E, 2023/1245 K
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2023 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 53, 58 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2…. 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/22 Esas, 2023/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan sırasıyla, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d, 53, 58 maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğuna ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3…. Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/1740 Esas, 2023/1245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın Temyiz Sebebi
Lehine hükümlerin uygulanması, temyizen incelenip hükmün bozulması gerektiğine,
2.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediğine, kendi parasını istediğine, hükmün bozulması ve tahliye karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü sanığın katılandan para istediği “vermezsen öldürürüm” diye tehdit ettiği bunun üzerine katılanın sanığa 3.000,00 TL para verdiği, sanığın da bu parayı aldığını ikrar ettiği, sanık savunmalarında katılandan aldığı paranın kendisine ait olduğunu ileri sürmüş ise de dinlenen tanık M.Y.’nin beyanlarında sanığın biriktirmesi için kendisine verdiği parayı bir süre önce geri aldığını, olay günü katılandan aldığı paranın katılanın parası olduğunu sanığın alacağı olmadığını belirttiği, katılanın da sanığın kendisine para vermediğini olay günü tehditle verdiği 3.000,00 TL’nin sanığa ait olmadığını, sanık oğlunun kendisinden alacaklı olmadığını söylediği, bu suretle sanığın hukuki alacak iddiasının doğrulanamadığı, sanık alacaklı olduğuna dair soyut suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları dışında somut ve kesin delil sunmadığından sanık lehine TCK 150 maddesi hükümleri uygulanmaksızın atılı konutta nitelikli yağma suçunu işlediğinin, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Katılan …’nın aşamalardaki ifadelerinde özetle, “..oğlum yaklaşık 10 yıldır uyuşturucu müptelasıdır uyuşturucu nedeniyle doğru düzgün çalışmamaktadır, tam tersine uyuşturucu parası bizden almak için talepleri hatta tehditleri olmaktadır, olay günü ben ve annesi evde idik, yanımıza geldi benden para istedi ben vermedim annesinden istedi annesi de vermedi bana dönerek vermezsen seni öldürürüm dedi bunun üzerine korktum, 3000,00 TL verdim, aldı gitti, parayı aldıktan sonra aynı gün giderek şikâyet ettim, ancak iki üç gün sonra tekrar geldi kavga çıkardı, artık dayanamadım karakola giderek şikâyet ettim, şikayetçiyim katılma talebim vardır cezalandırılmasını talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Sanık … soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, “.. suçlamayı kabul etmeyerek uzun süre uyuşturucu esrar maddesi kullandığından tedavi görerek uyuşturucuyu bıraktığını, tehdit ederek babasından para istemediğini, fırında çalıştığını, kazandığı paraları biriktirmesi ve saklaması için ailesine verdiğini, … iline bir akrabasını ziyaret etmek için gitmek istediğinde babasına verdiği 4.000,00 TL parasını istediğini, babasının vermemesi üzerine evlerinde tartışma çıktığını, münakaşa sonucu babasının 3.000,00 TL para verdiğini, parayı aldıktan sonra Vandaki akrabalarını ziyarete giderek iki hafta kadar orada kaldıktan sonra Mersindeki evlerine geri döndüğünü..” kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise, “anne ve babasının beyanlarını kabul etmediğini, tartışmalarının uyuşturucu meselesi olmadığını, olay günü kardeşi ile tartıştığını, ona laf atınca babasının araya girdiğini, kimseden para istemediğini, kimsenin kendisine para vermediğini, parasını saklaması için annesine verdiğini o gün kardeşi ile sadece tartıştığını, babasının sinirlenerek kendisini şikâyet ettiğini..” belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.
4.Tanık M.Y., MY ve İ.Y.’nin katılanı destekleyen beyanlarını içeren ifade tutanakları dava dosyası içerisindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Lehe Hükümlerin Uygulanması, Suçu İşlemediğine, Kendi Parasını İstediğine, Hükmün Bozulması ve Tahliye Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Katılanın aşamalardaki kararlı ve değişmeyen beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, tanıkların katılanı destekleyen anlatımları dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığı, ayrıca ilk derece mahkemesinin, “..sanık hakkında geçmişi itibariyle yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığından ve verilen netice hürriyeti bağlayıcı ceza miktarına göre yasal koşulları oluşmayan 5237 sayılı Kanun’un 50/1, 51/1,62 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına …. tanık M.Y.’nin beyanlarında sanığın biriktirmesi için kendisine verdiği parayı bir süre önce geri aldığını, olay günü katılandan aldığı paranın katılanın parası olduğunu sanığın alacağı olmadığını belirttiği, katılanın da sanığın kendisine para vermediğini olay günü tehditle verdiği 3.000,00 TL’nin sanığa ait olmadığını, sanık oğlunun kendisinden alacaklı olmadığını söylediği, bu suretle sanığın hukuki alacak iddiasının doğrulanamadığına…” ilişkin gerekçelerinde isabetsizlik görülmediğinden belirtilen nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/1740 Esas, 2023/1245 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan cezaların miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.