Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/1959 E. 2023/10511 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1959
KARAR NO : 2023/10511
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/98 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/98 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.02.2022 tarihli ve 2020/22416 Esas, 2022/4710 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın, kısa zaman aralığında aynı olayın devamı niteliğindeki hukuki anlamda tek fiille tehdit içerikli sözler söylemesi karşısında, eyleminin tek suç oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanarak fazla cezaya hükmedilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/195 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebeleri
A. Atılı suçu işlemediğine,
B. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
C. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, elindeki satırla mağdura hitaben “Ya düğünden git, ya da seni öldüreceğim, benim derdim seni öldürmek” demek suretiyle tehdit suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, sanık savunması, mağdur beyanı, tanıklar M. B., R. İ. ve A. G. Ç.’nin beyanları, emanet eşya makbuzu ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçun Sübutu Yönünden
Mağdurun aşamalarda değişmeyen iddiası, mağdurun bu iddiasını doğrulayan tanıklar M. B. ve R.İ.’nin beyanları, Adli Emanetin 2014/88 sırasında kayıtlı eşya ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Lehe Hükümlerin Değerlendirilmesi Yönünden
Sanığın sabıka kaydının incelenmesinden, Kula (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 20.03.2012 tarihli ve 2012/24 Esas, 2012/173 Karar sayılı kararı ile mükerrir olduğunun anlaşılması ve mahkemece “Sanığın sabıkalı geçmişi, hakkında açılan çok sayıda davaya ilişkin UYAP’a yansıyan dosyadaki veriler, sanığın sosyal ilişkileri ve verilecek cezanın sanık üzerindeki ıslah edici etkisi” değerlendirilerek sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sair Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

D. Müsadere Yönünden
Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/195 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suçta kullanıldığı anlaşılan eşya hakkında müsadere kararı verilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenle Kula Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/195 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasına “Adli Emanetin 2014/88 sırasında kayıtlı suçta kullanılan eşyanın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.