YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1983
KARAR NO : 2023/10579
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2018 tarihli ve 2018/1383 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/138 Esas, 2020/9 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 15 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 2020/2222 Esas, 2022/1243 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca; “Mahkeme Hükmünün (A-1) bendindeki TCK’nın 62/1 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki “1 yıl 15 ay 2 gün” hapis cezasının “2 yıl 3 ay 2 gün” olarak değiştirilmesi” şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Üst sınırdan ceza verilmesi ve indirim yapılmaması gerektiğine,
2. Katılan kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Akraba olan tarafların arasında miras nedeniyle süregelen husumet bulunduğu, tarafların aynı sokak üzerinde oturduğu, olay günü sanık …’e trafikte ehliyetsiz araç kullanmak nedeniyle trafik cezası kesildiği, kesilen cezadan husumetli oldukları katılanları sorumlu tutan sanıkların kendi evleri önüne sopa ile çıkarak yoldan geçen katılanlara ”Size burada rahat vermeyeceğiz, bunu yanınıza bırakmayacağız….” diyerek tehdit ettikleri anlaşılmış, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
2. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri belirlenmiştir.
3. Tanıklar Y. Y., S.Y. ve S.Y.’nin katılanların anlatımlarını doğrulaya beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verildiği şekilde düzeltilerek esastan reddine karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
İlk derece mahkemesince kurulan hükmü arttıran bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olduğundan, Tebliğnamedeki ret istemli görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Üst Sınırdan Ceza Verilmesi ve İndirim Yapılmaması Gerektiğine İlişkin Olarak
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen suçların işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen ceza usule ve kanuna uygun olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunamamıştır.
2. Vekalet Ücreti Yönünden
Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) paragrafının (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 2020/2222 Esas, 2022/1243 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün mahsus yerine; “Katılan lehine 3.400,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan alınarak katılana ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.