YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/20357
KARAR NO : 2023/15633
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3374 E., 2023/3633 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2022/505 Esas ve 2023/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Nurcan ve Azat’a yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.09.2023 tarihli ve 2023/3374 Esas, 2023/3633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın atılı suçları işlemediğine, olayda bıçak kullanılmadığına, malın zilyetliğini almaya yönelik cebir veya tehdit unsuru olmadığına, haksız tahrikin değerlendirilmediğine, beraat kararı verilerek lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, tahliyeye karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk derece Mahkemesince, katılan … ile inceleme dışı … ve …’in aşamalardaki istikrarlı beyanları, mağdur …’in beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, emniyet görevlilerinin 13.11.2022 tarihinde sanığı yakaladıkları sırada sanığın yanındaki çantada …, … adına düzenlenmiş öğrenci kartları, … adına papara banka kartı ile suçta kullanılan bir adet bıçağın ele geçirilmesi, katılanların sanığa iftira atmalarını gerektirecek herhangi bir husumetlerinin bulunmaması, katılanlar ve mağdurun birbirleri ile uyumlu ve tutarlı beyanlarda bulunmaları, dosyada mevut görüntü izleme ve tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde; katılan …, inceleme dışı …, … ve mağdur …’in Buca ilçesi … Parkı içereiinde banklarda oturdukları sırada, sanık …’un elinde bulunan bıçak ile yanlarına gelerek sebepsiz bir tartışma çıkardığı, tartışmanın katılan … ile itişmeye dönüştüğü, Azat’ın yere düştüğü ve olay yerinde bulunanların araya girmeye çalışması akabinde sanığın bıçak çıkarıp göstermek suretiyle, “bana çantalarınızı verin, vermezseniz bıçağı size sokarım” şeklindeki sözlerle katılanları tehdit etmesi üzerine katılanlardan … ve …’nın içerisinde kimlik kartları, paraları, makyaj malzemeleri ve ders kitapları bulunan çantalarını, ayrıca katılan …’ın telefonu, mavi renkli eşofman üstü ve içerisinde kimlikleri ile kartları bulunan cüzdanını bank üzerinde bırakarak olay yerinden kaçtıkları, akabinde sanığın katılanları teker teker elindeki bıçak ile bir süre arkalarından koşarak kovalamaya devam ettiği, katılanları eşyalarının bulunduğu yere yaklaştırmadığı, daha sonra katılanların eşyalarını alarak oradan ayrılmak suretiyle üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Görüntülerden sanığa ulaşılmış sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık, kovuşturma aşamasında zarar gideriminde bulunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. 5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan ve mağdur beyanları, sanık savunması ve tutanaklar karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanıklar hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanığın eylemleri yönünden 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanmamasında da bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
E. Sanık hakkında verilen sonuç ceza göz önüne alındığında yargılamanın tutuklu yapılmasında bir hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin tahliye talebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.09.2023 tarihli ve 2023/3374 Esas, 2023/3633 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.