YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/20567
KARAR NO : 2023/15706
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1463 E., 2023/1787 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.08.2023 tarihli ve 2023/289 Esas, 2023/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d), (h) betleri, 53 üncü ve 58 inci maddeleri yarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2023/1463 Esas, 2023/1787 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2.Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mağdur ile sanığın olay tarihinden önce birbirlerini tanıdıkları, mağdurun iddiasına göre sanığın olay tarihinde ilk olarak geceden sayılan saat 04.00’da mağdurun ikametine geldiği, Sami isimli başka bir Suriyeli şahsın nerede olduğunu sorduğu, mağdurun nerede olduğunu bilmediğini söylemesi üzerine bir saat sonra tekrar geleceğim diyerek ikametten ayrıldığı, bir saat sonra geceden sayılan 05.00 saatinde tekrar bu kez elinde demir sopayla gelerek mağduru sopayla darp ederek vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı ve mağdurun boğazına bıçak dayayarak cep telefonunu aldığı, mağdurun telefona takılı olduğunu belirttiği hatlar üzerinden telefonunun IMEI numarasına ulaşıldığı ve olay gününden itibaren takılan hattın tanık M.E.’ye ait olduğunun tespit edildiği, tanık M.E.’nin soruşturma aşamasında alınan beyanında suça konu cep telefonunu kendisine getiren kişinin sanık … olduğunu ve kendi hattını bu telefona taktığını beyan ettiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında mağdurun evinde sevgilisiyle yaklaşık bir hafta kaldıklarını, mağdurun sevgilisi olan tanık M.E.’nin uygunsuz fotoğraflarını çektiğini, olay tarihinde bu fotoğrafları silmesi için mağdurun evine gittiğini, tartışma esnasında mağduru sopayla darp ettiğini, telefonu mağdurdan zorla almadığını, mağdurun sinirle telefonu yere atıp kırdığını, kendisinin de telefonu alarak olay yerinden ayrıldığını beyan ettiği, sanık savunmalarının HTS kayıtlarıyla uyumlu olmadığı, suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve sanığın atılı yağma suçunu işlediğinin maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Tanık M.E.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4.Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporu ve BTK’dan alınan mağdura ait cep telefonun HTS kayıtları, dosya arasında bulunmaktadır.
5.Kilis Devlet Hastanesi’nce düzenlenen 10.04.2023 tarihli raporda; yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, kemik kırığı tanımlanmadığı bellirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış, ancak sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinden düzeltilerek esastan red kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, mağdur ve tanık M.E.’nin beyanları, sanığın savunması, adli raporlar, HTS kayıtları ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık ve müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Ancak;
Bölge Adliye Mahkemesince ” 5275 sayılı Kanun’un 108/2 fıkrası uyarınca sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması ve mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın karar numarasının esas numarası olarak yazılması yasaya aykırı, sanık ile sanık müdafinin istinaf itirazları bu yönüyle yerinde görülmüş ise de, bu husus 5271 sayılı CMK’nun 280/1-a ve 303. maddelerine göre yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeden düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan; hükmün tekerrür uygulamasına ilişkin (2-10.) fıkrasında yer alan “Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1721 esas” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine ” Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1064 esas, 2022/559 karar” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE,” karar verilmiş ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından, sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 2021/2001 Esas ve 2022/1721 Karar sayılı ilamına konu olan 2 yıl 1 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümün açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2023/1463 Esas, 2023/1787 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 283/1 ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısma “aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 2021/2001 Esas ve 2022/1721 Karar sayılı ilamına konu olan 2 yıl 1 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.