Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2263 E. 2023/11935 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2263
KARAR NO : 2023/11935
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/316 E., 2022/630 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,
karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2016 tarihli ve 2016/1245 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/191 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/191 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.09.2018 tarihli ve 2017/15679 Esas, 2018/14962 Karar sayılı ilâmıyla;
“02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Uzlaşmanın sağlanamaması üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/553 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/553 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/996 Esas, 2022/5652 Karar sayılı ilâmıyla;
“17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, ,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/316 Esas, 2022/630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2. Vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediğine,

C. Vesaire,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kardeş olan ve aynı binanın farklı dairelerinde ikamet eden sanık ve katılan arasında, ortak kullanılan anten nedeniyle önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü yine anten yüzünden aralarında tartışma çıktığı, sanığın katılanı “seni döverim, ağzını burnunu kırdırtma bana” diyerek tehdit ettiği, tanık R.Y.’nin tartışmayı duyduğu, anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanın Üst Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Hakim her somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde sayılan hususları göz önünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirleme hakkına sahiptir. Yargılama sonucu kurulan hükümde suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak kurulan hükümde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

B. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Dosya içeriği, tanık beyanı ve Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmuş olması karşısında, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılanın Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz Sebebi ve Vesaire Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık lehine olan bozma ilamı sonrası yargılama giderinin sanığa yükletilemeyeceğine, adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında infaz yetkisini kısıtlayacak biçimde kalan cezanın hapse çevrileceğinin ihtar edilmesine ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemiş olmasına, ilişkin hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) paragrafının (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/316 Esas, 2022/630 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “yargılama gideri ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğine” ilişkin bölümlerin çıkartılması ve “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 9.200 TL maktu avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.07.2023 tarihinde karar verildi.