Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2267 E. 2023/14324 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2267
KARAR NO : 2023/14324
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/89 E., 2022/259 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/185 Esas, 2020/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/185 Esas, 2020/65 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.01.2022 tarihli ve 2021/30397 Esas, 2022/1784 Karar sayılı kararı ile;
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289/1-g (1412 sayılı CMUK’nın 308/7.) maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Bozma üzerine Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
3. Vesaire,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Mağdurların yanında başkaları varken söylenen sözlerin tehdit oluşturmayacağına,
2. Suçun sübuta ermediğine,
3. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, mağdurlara hitaben, elinde bıçakla “Benim kimseden korkum yok, sizi öldüreceğim” demek suretiyle tehdit suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, mağdurların ifadeleri sanık savunması, tanıklar K. O., O. Ş. ve M. M.’nin beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçunun Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Tehdit suçunun manevi öğesinin genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade ettiği, olayda tasarlamanın varlığının aranmadığı gibi, saikin de öneminin olmadığı, söylenen sözlerin objektif olarak elverişli olmasının suçun gerçekleşmesi için yeterli olduğu göz önünde bulundurulduğunda; kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suçun Sübutu Yönünden
Mağdurların istikrarlı beyanları ve tanıklar O. Ş. ve M. M.’nin mağdurların beyanlarını doğrular nitelikteki ifadeleri birlikte değerlendirilerek mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Hükümler Yönünden
Mahkemece, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, sanığın suça meyilli kişiliği, yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmaması, cezanın caydırıcılığı ilkesi de göz önünde bulundurularak, 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sair Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.