Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2439 E. 2023/12120 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2439
KARAR NO : 2023/12120
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/676 Esas,2016/214 Karar
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Vakfıkebir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1.(1.cümle), 125/1, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2.Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli ve 2015/676 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanın Temyiz Sebepleri
Sanığın çelişkili beyanlarda bulunduğu,
Suçu işlediğinin sabit olduğu mahkûmiyeti yerine beraatine dair hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dosya kapsamından, “katılan …’nın 18.08.2015 günü Vakfıkebir İlçesinde faaliyet gösteren Halk Mar isimli işyerinde alışveriş yaptığı sırada karşılaştığı sanık …’in katılana hitaben “kalleş …, sen parayı yiyebileceğini mi sanıyorsun, ben sana o parayı yedirmem, gerekirse vururum, vurdururum bu işten kaçmam” şeklinde tehdit ettiği ileri sürülen olayda, katılan ve katılanın oğlu olan tanık H.’ın soyut beyanları dışında başkaca bir delil olmadığı gibi, taraflar arasında husumet bulunduğu, katılanın hakaret ve tehditi duyduğunu belirttiği market çalışanı S.A’nın soruşturma aşamasındaki beyanında olay günü taraflar arasında herhangi bir konuşmaya şahit olmadığını beyan etmesi, katılanın 14.09.2015 tarihli şikayet dilekçesindeki sanık ile aralarında geçtiğini iddia ettiği konuşmalar ile tanık H.’ın anlatımının tam örtüşmediği de göz önüne alınarak sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçların bu bakımdan sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının..” kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Katılan aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, “.. … … ve … isimli şahısları rahmetli babamdan dolayı tanırım aile dostluğu oldu ve paraya sıkıştıkları dönemde kendilerine yardımcı oldum yine aynı şekilde 16.07.2014 tarihinde yakın zamanda araba satmış olmam sebebi ile elimde bulunan 80 bin TL’yi yardımcı olmak amacıyla …’e verdim bana 80 bin TL’lik senet verdi ancak parayı ödemedi icra takibi başlattım. … imzaya itiraz etti ayrıca şahıslar benim hakkımda sahtecilik ve dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulundular. Aynı olayla ilgili ben de şahıslar hakkında suç duyurusunda bulundum. 11.09.2015 tarihinde Çamlı Mahallesinde bulunan evimizin alt katında bulunan şuan içinde odun bulunan kısmın ateşe verildi kızım üç kişinin kaçtığını görmüş .. ayrıca 18.08.2015 tarihinde Vakfıkebir’de alışveriş yapmak üzere oğlumla bulunduğum sırada oğlum ekmek almaya fırına gitti ben de Halk-Mar isimli markete sigara almaya girdim marketin ödeme kasasında … ile karşılaştım kasada … isimli kasiyer kız vardı sanık orada bana hitaben “kalleş …, sen parayı yiyebileceğini mi sanıyorsun. Ben sana o parayı yedirmem, gerekirse vururum, vurdururum bu işten kaçmam” diyerek beni tehdit etti dışarı çıktım peşimden geldi o sırada oğlum yanımıza geldi sanık marketin önünde yine aynı şekilde bana alenen, sokak ortasında yüzüme karşı “Kalleş … sen parayı yiyebileceğini mi sanıyorsun, sana bu parayı yedirmem, gerekirse vururum, vurdururum” şeklinde beni ikinci kez ölümle tehdit etti ve bana hakarette bulundu bende kendisine hitaben ” imza senin değilse ne korkuyorsun dedim” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Sanık 27.10.2015 tarihli kolluk beyanında, “..Benim iş yerim Halk-Mar isimli marketin karşısındadır 2015 yılı Ağustos ayı içerisinde … isimli şahıs ile Halk-Mar isimli işyerinde karşılaştık ancak aramızda herhangi bir konuşma geçmemiştir herhangi bir söylemde bulunmadım … adliyede çalışması dolayısıyla adli konuları iyi bildiğini tanıdıkları olduğunu istediği herkese ceza verdirebileceğini tazminat alabileceğini iddia etmektedir ve amacı da bu şekilde bizim gibi vatandaşları korkutarak sindirerek para koparmaktır bu durumu meslek haline getirmiştir..” kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise, “.. kendisi ile karşı karşıya kesinlikle gelmedim, müşteki bana iftira atmaktadır ayrıca olaydan iki ay öncesinde kendisi dükkanıma gelerek beni tehdit etmiştir..” şeklindeki beyanları ile suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Tanık …’ın 03.11.2015 tarihli savcılık ifadesinde, “..Marketin önünde babamın yanında …’i gördüm babama hitaben “Kalleş …, sen parayı yiyebileceğini mi sanıyorsun, parayı sana yedirmem, gerekirse vururum, vurdururum, bu işten kaçmam” diyerek tehdit etti. Babam bunun üzerine …’e “Eğer imza senin değilse neden korkuyorsun” dedi. konuşmalarını Halk Mar marketin içerisinde bulunan kasiyer duymuş olabilir..” 02.02.2016 tarihli talimat mahkeme ifadesinde ise, “..Market kapısının önünde sanık babamla konuşuyordu babama “Kalleş …, parayı sana yedirmem, gerekirse vururum, vurdururum” dediğini” beyan etmiştir.

5. Tanık S.A’nın 02.11.2015 tarihli kolluk ifadesinde, “..Olay tarihinde kasada ben çalışmaktaydım tarafları zaman zaman gelmelerinden tanırım olay tarihinde şahısların iş yerimize geldiğini hatırlıyorum ancak aralarında geçen herhangi bir konuşmaya şahit olmadım.” şeklindeki ifade tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

III. GEREKÇE
Sanığın Çelişkili Beyanlarda Bulunduğu, Suçu İşlediğinin Sabit Olduğu Mahkûmiyeti Yerine Beraatine Dair Hukuka Aykırı Kararın Bozulması Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın aşamalarda atılı suçları işlediğini kabul etmemesi, taraflar arasında husumet bulunduğu ve tarafsız olduğu kabul edilen tanık S.A’nın aşamalarda alınan ifadelerinde katılanın iddialarını doğrulamadığı dikkate alındığında, mahalli mahkemenin “..katılan ve katılanın oğlu olan tanık …’ın soyut beyanları dışında başkaca bir delil olmadığı gibi, taraflar arasında husumet bulunduğu, katılanın hakaret ve tehditi duyduğunu belirttiği market çalışanı …’ın soruşturma aşamasındaki beyanında olay günü taraflar arasında herhangi bir konuşmaya şahit olmadığını beyan etmesi, katılanın 14.09.2015 tarihli şikayet dilekçesindeki sanık ile aralarında geçtiğini iddia ettiği konuşmalar ile tanık … anlatımının tam örtüşmediği de göz önüne alınarak sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin,inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçların bu bakımdan sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına …” ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,
Belirtilen nedenlerle katılanın temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli ve 2015/676 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.