Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2448 E. 2023/12333 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2448
KARAR NO : 2023/12333
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2015/224 E. 2016/10 K.
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/224 E. 2016/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1, 62, 53. maddeleri uyarınca sırasıyla iki kez 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62, 53. maddeleri gereğince 7 ay 215 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca teşebbüs uygulanmadığına, tehdit suçundan aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken hata yapıldığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
Hükümden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun’ un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kurulan hükümlerde hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/224 Esas 2016/10 Karar sayılı kararına yönelik o yer ve üst Cumhuriyet Başsavcılarının temyiz isteği, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.