YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2507
KARAR NO : 2023/12316
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/134 E., 2016/412 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2016 tarihli ve 2016/125 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2016/134 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası aynı kanunun 50 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
b) Uzlaşmanın sağlanamaması halinde;
Hükümlerden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2016/134 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.