YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2546
KARAR NO : 2023/12194
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/253 E. 2022/72 K.
SUÇLAR : Birden fazla kişi ile birlikte tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.08.2008 tarihli ve 2008/3322 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin son fıkrası, ikinci fıkrasının (c) bendi, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.07.2010 tarihli ve 2008/428 Esas, 2010/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 125 nici maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 62 nci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5 inci maddesi uyarınca her iki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; bu karar 24.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle 13.10.2015 tarihinde hükümler açıklanarak sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 62 nci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün karşılığı 7.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2015/566 Esas, 2015/823 Karar sayılı kararı sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2020/24584 Esas, 2021/10169 Karar sayılı ilâmıyla;
“CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılıp, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin yönteme uygun meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan ve duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatlı davetiye de usule uygun olarak tebliğ olunmadan yazılı şekilde karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/253 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.080.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde mağdurun, müvekkili olan G.B.’nin rahatsız edildiğini kolluk görevlilerine bildirmesi üzerine, G.B.’nin kardeşi olan M.B. İle avukatı olan mağdur …’in polis memurları ile birlikte olay yerine gittikleri, sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın polis memurlarına mağdurun kim olduğunu sordukları, polis memurların, mağdurun avukat olduğunu söylemeleri üzerine, “seninle görüşeceğiz, seni öldüreceğiz, şerefsiz senin ananı avradını sinkaf ederiz şeklinde tehdit ve hakarette bulundukları anlaşılmıştır.
2. Mağdur aşamalarda değişmeyen, tutarlı beyanlarda bulunmuştur.
3. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Tanıklar M.B. Ve O.B. mağduru doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır.
5. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231/7-11. maddeleri gereğince açıklanmasına karar verilen hükmün aynen açıklanması yerine tehdit suçundan hükmedilen sonuç cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinde düzenlenen aleyhe bozma yasağı kuralına aykırı davranılarak yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Sanık hakkında hakaret suçundan hükmedilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesine aykırı olarak ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
c. Sanık hakkında tehdit suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısa süreli olmadığı gözetilmeden, kısa süreli hapis cezasının ertelenmiş olması gerekçe gösterilerek TCK’nın 53/1 inci maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2. paragrafta (a), (b) ve (c) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.