Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2870 E. 2023/13985 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2870
KARAR NO : 2023/13985
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/58 E., 2016/95 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, bozma

Katılan sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm haricindeki hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’nun 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1-Katılan sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/5 inci maddesi uyarınca verilen ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 231/12 nci maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 264/1 inci maddesi uyarınca katılan sanığın yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle incelenmeksizin İADESİNE,
2-Katılan sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Katılan sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin sorgu tarihi olan 15.10.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;

Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 inci maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

3-Katılan sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
A. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5271 sayılı Kanun’un 106/1 inci maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince tehdit suçundan uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

B. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251/1 inci maddesi kapsamına giren tehdit suçu yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Yasa’nın 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş … Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/58 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararında katılan sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.11.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.