YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2934
KARAR NO : 2023/13824
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/757 E., 2016/372 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.11.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 43/2-1, 53, 125/1, 43/2-1, 53, 86/2, 86/3-e, 35/1, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/757 Esas, 2016/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna,
2. Mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın kızı olan …’nın olaydan yaklaşık 5 ay kadar önce katılan …’tan boşandığı, ortak çocuklarının velayetinin anneye verildiği, olay günü katılanların çocuğu almak amacıyla sanığın evine geldiklerinde katılan … ile eski eşi … arasında tartışma meydana geldiği ve bu tartışma sırasında sanık …’nın da katılanlara hitaben “sizi öldürürüm, şerefsiz evlatları, yedi sülalenizi sinkaf ederim” şeklinde sözlerle tehdit ve hakarette bulunduğu gerekçesiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanlar ile olay anında katılanlarla birlikte olup tartışmada taraf olan tanık B. K’nın beyanları dışında her hangi bir delil elde edilememiş olması, yine duruşmada dinlenen diğer tanıkların sanığın katılanlara hakaret, tehdit ve yaralamaya teşebbüste bulunmadığına dair beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli, inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğinin, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın 15.08.2015 tarihli kolluk ifadesinde, “..boşandığı eşinden müşterek çocuğunu görmeye eşinin yaşadığı annesinin evine gittiğinde eski eşinin annesi olan …’in kendisine ve yanında bulunan babası …’a hitaben “.. defolun gidin buradan, yettiniz, bittiniz artık, sizi öldürecem, şerefsizin evlatları, sizin yedi sülalenizi sinkaf ederim çocuğu kafanıza göre istediğiniz gibi göremezsiniz” diyerek üzerine yürüdüğü ve vurmak istediğini boşandığı eşi ile eşinin babasının arayı girip engellediğini, sanığın hatta eline aldığı demir çubuk ile üzerine yürüdüğü..” şeklinde kovuşturma aşamasında alının ifadesinde ise, “.. arabadan inerek kapıyı çaldığında kapıyı eski eşinin açtığını, çocuğu hazırlamasını istediğinde kendisine daha önce çocuğu alıp geri getirdiğinde parmaklarında kesik olduğunu ve vücudunda da morluk olduğunu bunun neden kaynaklandığını sorduğunu, kendisininde denizde düştüğünü, o nedenle karnında morluk olduğunu söylediğini, ancak bu sırada evden çıkan sanığın kendisine “hitaben şerefsizin evlatları, yalan söylüyorsunuz, siz bittiniz, defolun gidin buradan, yalancı köpekler” şeklinde hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, eski eşine annesinin kendisini tahrik ettiğini bu nedenle çocuğu alıp gideceğini söylediğinde eşinin çocuğu vermeyeceğini söylediğini, bunun üzerine kendisinin ona “o zaman polisi ararım” dediğini ve polisi aradığı sırada arabada bulunan babası …’ın yanına geldiğini ve ne olduğunu sorduğunu, çocuğu vermediklerini ve polisi aradığını söylediğinde “herhangi bir tatsızlık olmasın” dediğini, bu sırada sanığın kapının önünde olduğunu, kızının da belinden tuttuğunu, sanığında kızından kurtulmaya çalıştığını, eliyle vurmak istediğini, ancak geriye çekildiği için vuramadığını, bu sırada oğlunun içeride ağlamaya başladığını, eski eşinin içeriye girip çocuğu alıp gelip babasının kucağına attığını, sanığında yerden almış olduğu demir bir çubukla üzerine saldırdığını ve kendisinin üzerine sokağın ortasına kadar yürüdüğünü, ancak Meryem’in annesini bir kez daha tutması üzerine kendisine vuramadığını ..” beyan etmiştir.
3. Mağdur …’ın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, “.. oğlum ile birlikte torunumu görmeye gittik ben evin önüne biraz uzaktaydım evin önünden gürültü ses geldi bende bunun üzerine oğlumun olduğu yere yaklaştım oğlum ile kavga ediyorlardı herhangi bir darp olayı olmadı sadece sanık sözle hakaret ediyordu .. hatta evinin içinden bir cisim alarak oğlumun üzerine saldırmak istedi sanığın kızı engel oldu..sözlü tartışmanın sözlerinin ne olduğunu tam olarak hatırlamıyorum..” şeklinde, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise. “.. oğlu ve eşinin ayrıldıklarını, müşterek çocukların velayetinin ise annesinde olduğunu, olay günü mahkeme kararı doğrultusunda oğluyla birlikte torununu almaya gittiklerini yanlarında B. K, E. K’nın da olduğunu, ikametgah önüne gittiklerinde kendilerinin biraz uzakta beklemeye başladıklarını, oğlunun da eve giderek çocuğunu getirecek olduğunu, kendileri beklerken seslerin yükseldiğini, kendisinin de seslerin olduğu yöne doğru gittiğinde … ve Meryem’in oğlu ile kavga ettiklerini, herhangi bir vurma olayı olmadığını, …’ın oğluna hakaretler ettiğini, hatta evin içinden bir cisim olarak oğlunun üzerine saldırmak istediğini, Meryem’in ise annesini tutarak engellediğini, aralarındaki sözlü tartışmanın ne olduğunu tam bilmediğini. Daha sonra torununu aldıklarını ve polis merkezine şikâyetçi olmak için gittiklerini, herhangi bir şikayetinin olmadığını..” beyan etmiştir.
4. Tanıklar GA, M.K, Z.Ö, E.K, H.A ve B.K’nin ifade tutanakları dava dosyası içerisindedir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Atılı Suçları İşlediğinin Sabit Olduğuna ve Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın aşamalardaki ifadelerinde atılı suçlamaları kabul etmediği, katılanın aşamalarda özellikle tehdit sözlerine ilişkin çelişkili beyanları ile olayın oluş biçimiyle ilgili olarak katılan ve mağdurun beyanlarının birbiriyle uyuşmaması, tarafsız tanık olarak nitelenebilecek tanık Z.Ö’nün anlatımları dikkate alındığında, mahalli mahkemenin “..sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanlar ile olay anında katılanlarla birlikte olup tartışmada taraf olan tanık B. K’nın beyanları dışında her hangi bir delil elde edilememiş olması, yine duruşmada dinlenen diğer tanıkların sanığın katılanlara hakaret, tehdit ve yaralamaya teşebbüste bulunmadığına dair beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli,inandırıcı deliller elde edilemediğine..” ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmaması,
Nedenleriyle temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire İlişkin
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/757 Esas, 2016/372 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.