Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2986 E. 2023/11680 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2986
KARAR NO : 2023/11680
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/209 E., 2016/218 K.
SUÇLAR : Tehdit, basit tehdit, hakaret, kişinin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/2783 soruşturma numaralı ve 11.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi; basit tehdit suçundan aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi; hakaret suçundan, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası; kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Tehdit ve hakaret suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Basit tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
Kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama ve bozma kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında verilen beraat kararlarını temyiz ettiğine ve sanığın cezalandırılmasına,
2. Vesaire,
İlişkindir.
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Gerekçe içermeksizin aldığı cezaları temyiz ettiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … hakkında katılanı, sürekli sayılabilecek şekilde arayarak, “seni kocana söylerim, seni mahvederim, seni bütün köylüye söylerim, seni öldürürüm, senin ananı avradını sinkaf ederim, sen fahişesin, sen orospusun” demek suretiyle hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğine dair her hangi bir tanığın bulunmadığı, soyut isnattan öte herhangi bir delil elde edilememesi nedeniyle amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden olan ”şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca sanığın üzerine yüklenen suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verildiği,

Ancak, katılanın sanık tarafından defalarca arandığı, sürekli olarak sanık tarafından katılana mesaj çekildiği, bir kısım mesajlarda “beni kötü şeylere zorlama aç 5 dk, iyi bunu sen istedin, yani illa doğanımı arayım onu mu istiyon, şu telefonu aç kötülük olmasın” şeklinde sair tehdit içeren mesajların bulunduğunun tespit edildiği olayda, sanık hakkında basit tehdit ve kişinin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmalarında özetle, katılan ile aralarında gönül ilişkisi olduğunu, mesajları çekmekteki amacının telefonu açmasını sağlamak olduğunu, tehdit etmek gayesinin bulunmadığını ifade ettiği görülmüştür.

3. Jandarma görevlilerince düzenlenen 05.10.2013 tarihli mesaj tespit tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık Hakkında Tehdit ve Hakaret Suçlarına İlişkin Katılanın Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin şüphe boyutunda kaldığı, katılanın başkaca deliller ile desteklenmeyen soyut beyanlarına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın aşamalarda istikrarlı ve hayatın olağan akışına uygun, samimi savunmasının aksini gösterir suçları işlediğine dair delil olmadığı anlaşıldığından hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Hakkında Basit Tehdit ve Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma Suçlarına İlişkin Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci ve devamı maddeleri gereğince basit tehdit ve kişinin huzur ve sükununu bozma suçları bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştır.

III. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Basit Tehdit ve Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.