Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/3135 E. 2023/13707 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3135
KARAR NO : 2023/13707
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/893 E., 2016/31K.
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği
düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Vezirköprü Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2015 tarih 2015/794 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında katılanlara yönelik tehdit, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) benti, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2.Yapılan yargılama sonucu Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/893 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret suçlarından, beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın Temyiz Sebebi
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanlar … ve …’nün Hıdırlık Mahallesinde çam ağacı dallarını topladıktan sonra dönerlerken sanığın kullandığı aracı katılan …’nin üzerine doğru sürdüğü, …’nin araçtan kaçması üzerine kurtulduğu, biraz ilerledikten sonra aracını durduran sanığın araçtan inerek katılan …’a “a….koyduğumun oğlu ne bakıyorsun” dediği, araya giren katılan …’ye tekme attığı, ardından katılan …’ye “seni kocanı ve çocuklarını bu evde yaşatmayacağım, hepinizi öldüreceğim” diyerek tehdit ederek uzaklaştığı iddiası ile sanık hakkında kamu davası açılmıştır.

2.Dosya içerisinde yer alan 12.10.2015 tarihli hastane raporunda katılan …’de cebir izi mevcut olmadığı belirtilmiştir.

3.Sanık ile katılan … ve oğlu İ.G.’nin karşılıklı taraf oldukları Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/217 esas sırasındaki ceza davası dosyasının gerekçeli kararı dosya içerisinde yer almaktadır.

4. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, katılanlar ile arasında husumet bulunması, katılanların iddiasını doğrular tanık beyanı veya başkaca delil bulunmaması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önünde bulundurularak, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere;
“Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.”

Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/893 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararında katılanlar ve katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.