Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/3270 E. 2023/13011 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3270
KARAR NO : 2023/13011
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/794 E. 2015/1021 K.
SUÇLAR : Birden fazla kişiyle birlikte tehdit, hakaret, basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2015 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında birden fazla kişiyle birlikte tehdit, hakaret ve basit yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/794 Esas, 2015/1021 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, basit yaralama suçundan aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararları verilmesi gerektiği, eksik soruşturma ile hüküm kurulduğu, suçların nitelendirilmesinde hataya düşüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine aykırılık olduğu, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 204 üncü maddesi, 216 ncı maddesi ve 226 ncı maddesine aykırılık olduğu,
Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nin tanık H.Ç.Y.’nin arkadaşı olduğu, sanığın, katılan …’in tanık H.Ç.Y.’ye el kol hareketi yaptığı haberini alması üzerine olay günü parkta oturmakta olan katılanın yanına açık kimlik bilgileri belirlenemeyen 3-4 kişiyle birlikte geldiği, katılanın yanında da arkadaşı tanık R.A.’nın da bulunduğu, sanığın katılanın yakasından tutarak “Gel sen şöyle, birine bakmışsın” dediği, katılanın “Ben kime bakmışım, neye bakmışım” şeklindeki cevabının ardından sanık ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahısların katılanı tekme ve yumruklarla yaraladıkları, “Seni sinkaf ederiz, o.. çocuğu seni öldürürüz” şeklinde katılana tehdit ve hakarette bulundukları, katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanık savunmalarında çelişki beyanlarda bulunarak katılanla kavga ettiklerini kabul etmiş ancak üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.

4. Tanıklar Y.E. ve S.E.T.’nin kolluktaki beyanlarında “şahısların kalabalık olmaları, olayın bir anda gelişmesi ve havanın karanlık olması nedeniyle şahısları tekrar görsem tanıyamam” dedikleri, mahkeme aşamasında da olayın başlayışı ve devamı ile ilgili bilgi verdikleri anlaşılmıştır.

5. Tanık R.A.’nın beyanlarında, olay günü katılana karşı hakaret ve yaralama eylemi gerçekleştirilmesinin ardından korkarak kaçtığını, olayı uzaktan izlediğini belirtmiştir.

6. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Katılanın yaralanmasına ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.07.2015 tarihli kesin adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları, tanıklar Y.E., S.E.T. ve R.A.’nın olayın başlayışı ve devamı ile ilgili beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.07.2015 tarihli kesin adli muayene raporu karşısında, sanığın eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın katılana yönelik basit yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri göz önünde bulundurularak, aynı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince teşdiden cezalandırılmasına karar verilmesi isabetli görüldüğünden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanığın tekerrüre esas olmamakla birlikte kasıtlı suçlardan hükümlülüğünün bulunması, kişilik özellikleri ve bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkemede olumlu kanaat oluşmaması karşısında; sonuç cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine yer olmadığına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi isabetli görüldüğünden, hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/794 Esas, 2015/1021 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.