YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3312
KARAR NO : 2023/14283
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/149 E., 2015/20 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten nitelikli yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık …’ın temyiz dilekçesinde olayın meydana geliş şekliyle ilgili anlatımlarının olduğu ve “atılı suçları işlemediğini haksız şekilde cezalandırıldığını beraatine karar verilmesi gerektiğini..” belirttiği, dava dosyası içerisinde ve UYAP sisteminde vaki temyiz dilekçesinden başka herhangi bir temyiz dilekçesinin bulunmadığı diğer mağdur sanıklar … ve … hakkındaki hükümler yönünden ise temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan istek şartının gerçekleşmediği ve sanık …’ın temyiz dilekçesine dayalı olarak inceleme yapılamayacağından, tebliğnamede yer alan diğer hükümlere yönelik onama istemli görüşlere iştirak edilmemiştir.
1. Sanık … Hakkında Mağdur …’ya Yönelik Kasten Nitelikli Yaralama Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2011 tarih ve 2011/171 E, 2011/263 K. sayılı mahkûmiyetine konu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. maddesinde tanımlanan tehdit suçuna ilişkin olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 106/1-1. cümle maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık …’ın temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2. Sanık … Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İncelenmesinde ise;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, mahkûmiyet kararının verildiği 15.01.2015 tarihi ile inceleme tarihi arasında aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık sürenin zamanaşımını kesen bir neden olmaksızın geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye uygun olarak DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.11.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.