YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/336
KARAR NO : 2023/8606
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 150/2. maddesi kapsamında atanan suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından süresinde temyiz edilmesinden sonra, dilekçe tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmeyen suça sürüklenen çocuğun 16.11.2022 tarihli dilekçesi ile; “temyiz hakkımdan feragat etmek istiyorum.” şeklinde talepte bulunması karşısında, suça sürüklenen çocuğun bu isteminin istinaftan vazgeçme niteliğinde olduğu, ancak 5271 sayılı Kanun’un 266/3. maddesindeki müdafiinin iradesine üstünlük tanınması gerektiğine ilişkin istisnai halin söz konusu olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebine ilişkin iradesine üstünlük tanındığı;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarihli ve 2019/1-52 Esas, 2020/359 Karar, 12.03.2020 tarihli, 2018/1-337 Esas, 2020/176 Karar, 23.10.2018 tarihli ve 2017/1-842, 2018/457 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “feragat” ya da “vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı Kanun’un 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “istek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda suça sürüklenen çocuk … … müdafiinin temyiz isteminde bulunduktan sonra suça sürüklenen çocuğun “..cezanın onaylanılmasını ve infazına başlamak istiyorum ….” şeklindeki dilekçesi ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına, öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, suça sürüklenen çocuğun cezaevinden gönderdiği 18.01.2023 tarihli dilekçesinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafiinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2022 tarihli ve 2022/994 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1c-d, 31/3, 5395 sayılı Kanun’un 5-11. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla), 16.09.2022 tarihli ve 2022/292 Esas, 2022/340 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1a-c, 31/3. maddeleri uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/3097 Esas, 2022/2092 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığına,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Olayda bıçak kullanılmadığı, eylemin 142/2-b maddesinin kapsamında kaldığına,
3. Katılan İ.D.’nin beyanlarının çelişkili olduğu ve eylemin nitelikli halinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın olay tarihinde gündüz saat 17.50 sıralarında Vali Ürgen alanındaki park içerisinde telefonla konuşarak yürüdüğü esnada suça sürüklenen çocukları gördüğü, suça sürüklenen çocukların gaz çekerek katılana “Sigaran var mı” diye sordukları, katılanın sigarası olmadığını söylemesi üzerine suça sürüklenen çocuk …’ın “Kontörün var mı” diye sorduğu ve katılana arkadaşını arayacağını söyleyerek telefonunu vermesini söylediği, katılanın telefonunu vermemesi üzerine suça sürüklenen çocuk …’ın elinde bulunan bıçağı gösterip katılanın karın bölgesine dayayarak telefonunu aldığı ve “Eğer telefonunu istiyorsan 6 tane çakmak gazı getirirsin” şeklinde sözler söylediği, her iki suça sürüklenen çocuğun telefonu da yanlarına alarak olay yerinden uzaklaştıkları maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılan …’in aşamalardaki istikrarlı beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Soruşturma aşamasında 27.04.2022 tarihinde düzenlenen canlı teşhis tutanağı ile kendisini gasp eden şahıslardan biri olarak suça sürüklenen çocuk …’ı kesin ve net olarak, yine 24.05.2022 tarihli teşhis tutanağı ile daha önce teşhis ettiği şahıs ile birlikte olan kendisine bıçak çıkartıp karnına dayayıp zorla telefonu alarak “Telefonu istiyorsan git 6 tane çakmak gazı al gel o şekilde telefonunu veririm” diyen kişi olarak suça sürüklenen çocuk …’i kesin ve net olarak teşhis ettiği tespit edilmiştir.
4. Suça sürüklenen çocuk …’in kısmi ikrarları, soruşturma aşamasında yapmış olduğu savunmalarında suça sürüklenen çocuk … ile beraber olduklarını, suça sürüklenen çocuk …’ın bıçak çıkartarak telefon istediğine yönelik suçlamaları ile suça sürüklenen çocuk … …’ın olay günü birlikte olduğuna ilişkin tevil yollu beyanları, dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Kurulan Hükümlerde İleri Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, 27.04.2022 ve 24.05.2022 tarihli teşhis tutanakları, suça sürüklenen çocuk …’in kısmi ikrarları ile suça sürüklenen çocuk … …’ın olay günü diğer sanık E.A. ile birlikte olduğuna ilişkin tevil yollu beyanları karşısında, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, katılana bıçak çekmediği, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, eylemin nitelikli halinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz istemleri yerinde görülmeyerek hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/3097 Esas, 2022/2092 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konuların yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.