YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3371
KARAR NO : 2023/14333
KARAR TARİHİ : 20.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/148 E., 2016/8 K.
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, tehdit, hakaret, genel güvenliğin kasten
tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin olarak, sanığın anılan kararı temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığından, sanık hakkında mağdur …’ya yönelik tehdit suçundan kurulan beraat hükmü temyiz dışı bırakılarak yapılan incelemede,
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/148 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Mağdur …’ya yönelik tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Şikâyetçi …’a yönelik nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Şikâyetçi …’a yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Şikâyetçi …’e yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Şikâyetçi …’e yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama ve bozma kararları verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
1. Atılı suçu işlemediğinden usulsüz verilen kararın bozulması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikâyetçi …’in oğlu olduğu, şikâyetçiler … ile …’in resmi nikah olmadan birlikte yaşadıkları, sanığın, şikâyetçi …’in kendisine ait olan ancak sanığın kullandığı bahçeyi bilgisi dışında başka birine satmasına kızarak 07.02.2015 tarihinde, ele geçirilemeyen tüfekle şikâyetçi …’in evine geldiği, tüfeği evin kapısını açan şikâyetçi …’’in başına dayayarak “seni burada domaltıp sinkaf ederim, öldürürüm, seni vururum, çam ağacına asarım” diyerek hakaret ve tehdit ettiği, havaya doğru üç el ateş ederek olay yerinden ayrıldığı,
Bu olaydan 5 gün sonra sanığın, 12.02.2015 günü yeniden şikâyetçi …’in evinin önüne geldiği, arazi meselesi nedeniyle yeniden tartışmaya başladıkları, şikâyetçi …’e hitaben, “seni de oğlunu da …’i de öldürürüm, size evlat acısını tattıracağım” şeklindeki sözlerle tehdit ettiği, sanığın evin önünde karşılaştığı babası şikâyetçi …’e ise “ananı avradını sinkaf ederim, seni döveceğim, öldüreceğim, çam ağacına asacağım” diyerek hakaret ve tehdit ettiğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.
2. Suçta kullanılan tüfek ile atış sonucu sarfedilen boş kartuşların ele geçirilemediği anlaşılmıştır.
3. Şikâyetçiler … ve … ile tanık R. G.’nin ve mağdur …’nın beyanlarına göre, şikayetçiler … ve …’in her iki eylem sırasında birlikte evde bulundukları belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Sanığın, birden fazla mağdura yönelik, birden fazla ve farklı zamanlarda eylemlerini gerçekleştirmesi durumunda, sanığın bu eylemleri, aynı kast altında tek bir suç olarak kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddesi uyarınca belirlenecek temel ceza, zincirleme suç hükümleri gereği aynı sayılı Kanun’un 43/2. maddesine göre artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden anılan Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın, önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerekecektir.
Bu bilgiler ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde, her iki olay sırasında birlikte evde bulunan şikâyetçiler … ve …’e yönelik olarak sanığın, kısa zaman aralığında birden fazla kez tehdit ve hakaret eylemlerini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması nedeniyle hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
2. Sanığın, 07.02.2015 tarihli eylemi sırasında, şikâyetçi …’in başına silah dayamak suretiyle tehdit ettikten sonra aynı silahla havaya 3 el ateş ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen nitelikli tehdit suçunu oluşturduğu ve olayda, ateş etme eyleminin belirli kişiye yönelik olması nedeniyle, aynı sayılı Kanun’un 170 inci maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan da ayrıca mahkûmiyet kararı verilmesi sebebiyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/148 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.