YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3460
KARAR NO : 2023/14656
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/431 E., 2016/42 K.
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, fuhuşa teşvik etmek veya aracı olmak
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2015 tarih ve 2015/34714 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında tehdit ve bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya aracılık etmek suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 227 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/431 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit ve bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya aracılık etmek suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Daha önce aynı tür eylemleri nedeniyle hakkında soruşturma yapılan, adli sicil kaydı olan şüpheli … aleyhindeki müştekinin ayrıntılı, yer, mekan, zaman belirten inandırıcı bulunan ifadesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, müştekinin şikâyetinden hür iradesiyle vazgeçmediği kanaatiyle, şüpheliler hakkında müsnet suçlardan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı görüldüğüne,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların evli olup mağduru tehdit ederek fuhuşa zorladıkları, mağdurun fuhuş yapmak istememesi üzerine sanıkların birlikte mağduru ölümle tehdit ettikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Mağdur karakoldaki ifadesinde özetle: “…Sanıkların kendisine zorla fuhuş yaptırdığını, yapmak istemediğini söylediğinde eşi olan … ile birlikte dövdüklerini, öldürmekle tehdit ettiklerini, defalarca şikâyetçi olduğunu ancak ertesi gün zorla şikâyetini geri aldırdıklarını, bir seferinde sanık …’nin kendisini bıçakladığını, açık kimliğini bilmediği Bulut isimli şahsın yaptığını söylemesini tembihleyerek hastaneye götürdüğünü, hastane polisine de bu şekilde ifade verdiğini, bunları tembihlediği anları kameraya çektiğini, buna ilişkin davalarının devam ettiğini…” beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Mağdurun 05.08. 2015 tarihli dilekçesi ile “…sanık … ile kavga ettiğini ve alkol aldığını, alkolün etkisi ile gidip şikâyette bulunduğunu, sanıklardan şikâyetçi olmadığını….” beyan ettiği, Mahkemedeki beyanında da “…Daha önce alkolün etkisi ile yanlış ifadeler verdiğini, olaydan sonra hür iradesi ile verdiği 05.08.2015 tarihli dilekçesi ile şikâyetçi olmadığını belirttiğini…” söylediği anlaşılmıştır.
4. Sanıkların savunmalarında, üzerlerine atılı suçları işlediklerini kabul etmedikleri görülmüştür.
IV. GEREKÇE
O yer Cumhuriyet savcısının, “daha önce aynı tür eylemleri nedeniyle hakkında soruşturma yapılan, adli sicil kaydı olan şüpheli … aleyhindeki müştekinin ayrıntılı, yer, mekan, zaman belirten inandırıcı bulunan ifadesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, müştekinin şikayetinden hür iradesiyle vazgeçmediği kanaatiyle, şüpheliler hakkında müsnet suçlardan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı görüldüğüne” ilişkin temyiz nedeni yönünden;
Mağdurun aşamalarda değişen soyut beyanları dışında delil bulunmaması nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/431 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.