YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3486
KARAR NO : 2023/13995
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/677 E., 2016/20 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarihli ve 2015/5151 Esas No.lu iddianamesiyle; sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu’nun (6136 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin döndüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Hükmü temyiz etme iradesine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun olay tarihinde sanığın kız kardeşiyle el ele tutuşurken, ağabeyi olan sanık ile karşılaştıkları ve sanığın mağdura bıçak göstererek “ben ilk defa karakol yüzü görmüyorum” dediği anlaşılmıştır.
2. Sanığın isnat edilen suçlamayı ikrar ettiği görülmüştür.
3. Sanığın rızası ile teslim ettiği silahın, 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında sayılan taşınması ve bulundurulması yasak olan özel imal, sivri uçlu ve oluklu bıçaklardan olduğunun tespit edildiği 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Olayın oluş şeklinin belirlendiği 28.08.2015 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Görgü tanığı Y.U.Ç.’nin kollukta alınan 28.08.2015 tarihli ifadesi dava dosyasında bulunmaktadır.
IV- GEREKÇE
1. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi İncelendiğinde,
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/586 Esas, 2012/560 Karar sayılı ilâmındaki mahkûmiyetin 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7/2 nci maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilâmın esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma nedeni yapılmamış, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mağdur beyanı, sanık savunması, tanığın iddiayı destekleyen ifadesi, Olay ve Olgular bölümünde gösterilen deliller karşısında, sanık tarafından eylemlerin Olay ve Olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiği sabit olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi İncelendiğinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi, 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin onbirinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce olmakla;
Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin ”… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması ve mağdurun kamu hukuku olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması, sebepleri yönünden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur
3. Vesaire Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
1. Sanık Hakkında Tehdit Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı bentte açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye gerekçesi farklı uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.