YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3512
KARAR NO : 2023/9625
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Şantaj, hakaret, güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
A. Sanık … hakkında hakaret suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma ve şantaj suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu ayın Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2012 tarihli ve 2012/80311 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında şantaj, hakaret ve güveni kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 155 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca; sanık … hakkında 155 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 5.11.2015 tarihli ve 2012/962 Esas, 2015/638 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası,125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası,125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 52 nci maddesi uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası, 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık … hakkında; 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Şantaj ve Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 15.05.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas; 2021/4 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…’’ ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nın 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Hakaret suçu yönünden
Giriş bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanığın temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Şantaj ve Güveni Kötüye Kullanma Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle … 20.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2012/962 Esas, 2015/638 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2012/962 Esas, 2015/638 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.