YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3554
KARAR NO : 2023/13849
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/745 E., 2019/646 K.
SUÇLAR : Tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2014 tarihli ve 2013/636 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2014 tarihli ve 2013/636 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.06.2018 tarihli ve 2017/22715 Esas, 2018/11283 Karar sayılı kararı ile,
“02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanıklara isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2018/745 Esas, 2019/646 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
A. Mahkûmiyet için yeterli delil olmadığına,
B. Sanıkların suç işleme kastının olmadığına,
C. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında, katılanın bürosuna giderek katılanla tartışmaya başladıkları, katılanın kendilerinden bürodan çıkmalarını söylemelerine rağmen çıkmayarak iş yeri dokonulmazlığını ihlal ettikleri, ayrıca katılana hitaben “Seni öldürteceğim, kökünü sileceğim” demek suretiyle tehdit ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, katılanın ifadesi, sanıkların savunması, tanıklar T. B., K. S. ve M. A. K.’nin beyanları ile tüm dosya kapsamından, sanıkların üzerilerine atılı suçları işledikleri kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının katılan S. M.’ye yönelik işlenmesine karşın, karar başlığında katılan olarak M. Ö.’nün gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanıkların tehdit suçunu kabul etmemeleri, tanıklar T. B., K. S. ve M. A. K.’nin de sanıkların tehdit ettiklerini duymadıklarını beyan etmeleri karşısında, hangi beyana hangi nedenle itibar edildiği açıklanmadan sanıklar hakkında tehdit suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Kabule göre de; sanıkların birlikte hareket ederek katılanın bürosundan çıkmamak için direndiği ve katılana yönelik “Öldüreceğiz, kökünü sileceğiz” sözleriyle tehdit ettiklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemlerin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve aynı Kanun’un 116 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenleme bulan suçları oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2018/745 Esas, 2019/646 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.