YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3986
KARAR NO : 2023/15073
KARAR TARİHİ : 07.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/622 Esas, 2016/9 Karar
SUÇLAR : Silahla tehdit, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) kapsamında sanık … hakkında 125/1-4, 129/3, 106/2-a, 53/1, 58 inci, sanık … hakkında ise 125/1-4, 129/3, 106/1-1.cümle, 53/1, 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2016 tarihli ve 2014/622 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun kapsamında, sanıklar hakkında hakaret suçundan 129/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, sanık … hakkında tehdit suçundan 106/1-1.cümle, 62, 50/1-a, 52/4 maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para; sanık … hakkında ise silahla tehdit suçundan 106/2-a, 29/1, 62, 50/1-a, 52/4 maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para, cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2020 tarihli ve 2016/104620 sayılı sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün basit yargılama usulü uygulanması gerektiği nedeniyle “Bozma”, diğer hükümler yönünden ise “Onama” görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Sanık …’in Temyiz Sebepleri
Suçun sabit olmadığı, beraat kararı yerine mahkumiyetine karar verilmesi, yasa ve usule aykırı olup hükmün bozulması gerektiğine,
B. Katılan Sanık …’ın Temyiz Sebebi
Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
C. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Taraflar arasında daha önceden sorunlar bulunduğu, suç tarihinde, karşılaştıkları kıraathanede bu nedenle tartıştıkları, katılan sanık …’in “seni kaldıracağım yavaş yavaş öldüreceğim” şeklinde sözlerle katılan sanık …’ı tehdit ettiği, katılan sanık …’ın da tahrike kapılarak üzerinde taşıdığı çakı bıçağını çıkararak tehdit kastıyla katılan sanık …’in boğazına dayadığı sabit olmakla, katılan sanıkların birbirlerine karşı tehdit suçunu işlediklerinin sabit olduğunun kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Katılan sanık … aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, “.. … ile aramızda alacak verecek meselesi vardı, ben borcumu ödediğim halde para istiyordu. Hatta bu nedenle aramızda sorun çıkmıştı ve daha önceki bir tarihte arabama zarar vermişti. O olayın davası görüldüğü sırada bu kez 04.11.2014 tarihinde kahvede iken bir cenazeye katılmak için araç arayışında idik. Benim arabam kırıldı diye konuşuyorduk. O sırada … arkamdan gelerek beni ittirdi ve senin lafın bana mı dedi. Bende kendisini görmediğimi ancak arabamı kendisinin kırdığını kendisine söyledim. Kırdıysam kırdım dedi. Bende tamam öyleyse mahkeme karar verecek dedim. O sırada … bana küfür edip, bana “bağlara yukarıya gel, seni yavaş yavaş öldüreceğim, sana kan sıçırttıracağım, seni vuracağım” dedi. Bu sırada elini hep cebine atıyordu. Ben tehditlerinden korktuğumdan üzerimde taşıdığım çekme tabir edilen bıçağı çıkarıp elime alıp, yaklaşma diye gösterdim, boğazına dayamadım tehdit sözü söylemedim. O gün ben kendisine küfür etmedim. Ancak olay ortamında “şerefsizsin” şeklinde söylemiş olabilirim. Çünkü o bana sürekli ana avrat küfür ediyordu ve tehdit ediyordu..” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Katılan sanık …’nin kollukta alınan ifadesinde “olay günü kahvehanede oturuyordum Hayrullah ile aramızda konuşma olmadı sebep yokken bıçak çekti küfür etti daha sonra kahveci araya girdi”, Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde, “..kendisine daha önce bir kaç kez borç para verdim, bu nedenle aramızda soğukluk oluştu, olay günü her ikimizde kahvedeyken beni kastederek sinkaflı sözler ve küfürler etti, ben de kendisine müdahale ettim, bu kez cebinden çıkardığı avcı bıçağına benzeyen bıçağı boynuma dayadı, diğer arkadaşlar araya girdiler, o kızgınlıkla ben kendisine ne söylediğimi hatırlamıyorum..” kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise, “.. Hayrullah ile aramızda bir cep telefonu ile ilgili alacak verecek meselesi vardı. O gün ise bana kahvede bıçak çekti. Boynuma bıçak dayadı. Ben bu nedenle korktum. O bana küfür edince bende ona küfür etmiş olabilirim. Ancak ben onu tehdit etmedim..” şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
4. Tanık Z.T.’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle, “.. ilk önce … a.. koyacağım seni alacağım yavaş yavaş öldüreceğim” dedi Hayrullah’ta “senin ananı si..yim avradını si..yim” dedi sonra cebinden çakı çıkardı, … vur beni vur diye konuştu bu sırada Hayrullah çakıyı …’nin boynunun sol tarafına dayalı vaziyette duruyordu..” şeklinde, kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise özetle, “…Olay günü bir arkadaşımızın cenazesine gitmek için araç bulmaya çalışıyorduk Hayrullah ile bu hususu konuşuyorduk o sırada … arkadan Hayrullah’a dokundu, ittirdi, küfür etmeye başladı. Hayrullah’ta arkasına dönerek onunla tartışmaya başladı. Hayrullah’ta ona küfür etti. … “seni kaldıracağım yavaş yavaş öldüreceğim” dedi eli ile vücudunu yokladı birşey çıkaracakmış gibi davrandı. Bunun üzerine Hayrullah cebinden çekme tabir edilen bıçağı çıkardı. Ancak tehdit sözü söylemedi. … bıçakla elini tutarak boğazına yaklaştırıp, “vur beni vur beni” dedi biz araya girdik..” şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
5. Tanık A.K.’nin aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, “…kahvede Hayrullah’ın aracına … tarafından zarar verilmesi olayı ile ilgili tartışmaya başladılar Hayrullah’ın elinde bıçak vardı. Ben de kendilerini kahveden uzaklaştırdım. Birbirlerine küfür edip bağırıp çağırıyorlardı. Tehdit sözü olup olmadığını bilmiyorum..” şeklinde beyanda bulunmuştur. demiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Yer Alan “Bozma” İstemli Görüş Yönünden
Katılan sanık …’nin katılan sanık …’a yönelik hakaret eylemini “Alenen” işlediğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” âmir hükmü uyarınca, katılan sanık hakkında alenen hakaret suçundan kurulan hükmün yanında mahkûmiyet hükmü kurulan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 maddesi kapsamındaki tehdit suçu basit yargılama usulüne tabi olmadığından, tebliğnamede bu gerekçeyle yer alan bozma istemli görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Atılı Suçları İşlendiğinin Sabit Olmadığı ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Katılan Sanık … Hakkında Silahla Tehdit ve Hakaret Suçları ile Katılan Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlerde;
a) Katılan sanıkların aşamalardaki tevil yollu ikrar içeren beyanları ile tanıkların anlatımları, dikkate alındığında, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanıklar tarafından işlendiğinin saptandığı anlaşılmakla, temyiz sebepleri yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, anlaşıldığından, katılan/sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Katılan Sanık … Hakkında Katılan Sanık …’a Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesi birinci cümlesinde tanımı yapılan suçun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesi 1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla; 5237 sayılı Kanun’un 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın üzerine atılı tehdit suçu yönünden 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Nedeniyle hükümde hukuka ayrılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılan Sanık … Hakkında Silahla Tehdit ve Hakaret Suçları ile Katılan Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlerde;
Gerekçe bölümünde (B/1-a,b) başlıklı paragraflarda açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2016 tarihli ve 2014/622 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararında katılan/sanıklar Hayrullah ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılan Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükümde;
Gerekçe bölümünde (B/2) paragrafında açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2016 tarihli ve 2014/622 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’nin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.