YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4010
KARAR NO : 2023/15069
KARAR TARİHİ : 07.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/276 E. 2015/391 K.
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Safranbolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2014 tarihli ve 2014/2172 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-c , 37/1 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, cezalandırılması istemiyle,
Safranbolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2014 tarihli 2014/2182 Soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-c, 37/1, 31/3 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, cezalandırılması istemiyle,
Kamu davaları açılmıştır.
2. Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/276 Esas, 2015/391 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Temyiz Sebepleri
1.Mahkûmiyet kararı yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın suç tarihinde saat 17.10 sıralarında apartmanın bahçesinde iken ikametinin penceresinde bulunan katılan …’a hitaben “anam avradım olsun seni öldüreceğim benim kaybedecek birşeyim yok koruma karanın bitmesini bekliyorum seni ben öldüreceğim” şeklinde sözlerle tehditte bulunduğu, olay sırasında sanığın yanında bulunan ve suça sürüklenen çocuk …’ın da katılana hitaben “öldürüp cesedini köpeklerin önüne atacağız” şeklinde sözlerle tehditte bulunduğu iddiası ile kamu davası açılmış ise de; mahkemece yapılan yargılamada katılan ve tanık E. K. beyanından başka sanık aleyhine delil bulunmaması, tanığın beyanında polis memurları olaydan sonra kapısı çalındığında tarafları tanıyıp tanımadığı ve akrabalık olup olmadığı sorulup, olay sorulduğunda taraflar arasında bu tür olayların sürekli olduğunu beyan ettiğini söylediği ancak tanık sıfatıyla soruşturma aşamasında ayrıntılı bir şekilde beyanda bulunmadığı ve yapılan yargılama sırasında apartmanda bir takım olayların meydana geldikten sonra tanıklık yaptığı göz önüne alınarak, tanık ve katılan beyanlarına itibar edilmeyerek sanık ve suça sürüklenen çocuğun ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ve suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı Yasa’nın 106/2-c maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırlarına göre; sanık … için aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına bağlı olup, zaman aşımını kesen son işlem olan sanık …’in sorgu tarihi olan 05.02.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar, suça sürüklenen çocuk yönünden aynı kanunun 66/1-e ve 66/2. ve 67/4. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımına bağlı olup zaman aşımını kesen son işlem olan suça sürüklenen çocuğun sorgu tarihi olan 05.02.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürelerin geçmiş bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/276 Esas, 2015/391 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz istekleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı sayılı Yasanın 322. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.