YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4173
KARAR NO : 2023/14541
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/ 462E. , 2016/179 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1. Olay günü sanığın kardeşi olan mağdura ait evin önüne geldiği, elinde bıçak olduğu halde evde bulunan mağdurun gıyabında “seni öldüreceğim, senin avradını sinkaf edeceğim, seni sinkaf edeceğim” şeklinde sözler söylediğinin anlaşılması karşısında gıyapta silahla tehdit suçunun oluşamayacağı ve eylemlerin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tek bir tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin hakaret suçundan ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olması,
2. Sanığın bir bütün halinde eylemine uyduğu anlaşılan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu bakımından ise hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3. Uzlaştırmanın mümkün olmaması halinde ise 19.08.2020 günlü ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 günlü ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’ un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.