YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4401
KARAR NO : 2023/14763
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/683 E. 2016/369 K.
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 ve 58 inci maddelerinin uygulanması suretiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/683 Esas, 2016/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi;
Müşteki beyanı dışında delil bulunmadığına, tanık dinlenmeden, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine, vesaire,
İlişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; mağdurun eşi olan tanık E. ile birlikte sanığın yetkilisi olduğu mağazaya alacak tahsili için gittikleri, alacağın tahsili hususunda tartışmaya başladıkları, tartışma esnasında sanığın mutfağa giderek elinde ele geçirilemeyen bıçak ile geri gelerek mağdura doğru salladığından bahisle sanığın silahla tehdit suçundan cezalandırılması için dava açıldığı; sanığın, bıçak alarak mağdurun yanına geldiği hususunu kabul ettiği ve aşamalarda değişmeyen mağdur beyanları ile olay yerinde bulunan tanık beyanlarından da; sanığın bıçak ile mağdurun üzerine yürüdüğü hususunun sabit olduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği anlaşılmış, sanığın mağdurun kendisine hakaret ve tehditte bulunduğu, hatta kendisine vurduğu yönündeki, soruşturma ve mahkeme aşamasındaki çelişkili beyanları ve mağdurun bu isnatları kabul etmemesi, yine olay yerinde bulunan tanıkların da sanığı doğrulamamaları karşısında, sanığın bu savunmalarına itibar olunmayarak hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmadığı anlaşılmıştır.
2. Olaya ilişkin sanık ve mağdur beyanı tespit edilmiştir.
3. Olaya ilişkin tanık beyanları tespit edilmiştir.
III. GEREKÇE
Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Ayrıntıları Yargıtay Genel Ceza Kurulunun 11.06.2020 tarihli ve 2018/1-217 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararıyla belirtildiği üzere tarafsız tanıklar R.K. ve Z.Y’nin beyanlarına göre, olay sırasında ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilemediği anlaşıldığından şüpheden sanık yararlanır ilkesinden hareketle sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/683 Esas, 2016/369 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.