YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4706
KARAR NO : 2023/15218
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/662 E., 2016/228 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama, bozma
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin ve suça sürüklenen çocuk … (…) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık … Hakkında Katılanlara Karşı 10.06.2015 Suç Tarihli Tehdit ve Hakaret Suçlarından Verilen Beraat Kararlarına Karşı Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.022016 tarihli ve 2015/662 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararında katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Suça Sürüklenen Çocuk … (…) Hakkında Katılan …’e Karşı Hakaret Suçundan Verilen Hükme Karşı Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 125/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 67/3. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık dava zaman aşımının, savunma tarihi olan 25.02.2016 ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.022016 tarihli ve 2015/662 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık …’e Hakkında Katılan …’a (…) Karşı 28.08.2015 Suç Tarihli Hakaret ve Tehdit Suçundan Verilen Hükümlere Karşı Temyiz Talebinin İncelenmesinde
a)Sanığın, katılana karşı tehdit içerir sözlerinin 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu, soruşturma aşamasında düzenlenen uzlaşma teklif formunda suçların tehdit ve hakaret suçu olarak yazıldığı, iddianame sevk maddesinin aynı Kanun’un 106/1-1. cümlesi olması ve suç tarihi itibariyle 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşmaya tabi olmaması ve hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle uzlaşma önerisinin yapıldığı sırada 5271 sayılı Kanun’un 253/3-son cümlesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sair tehdit ve hakaret suçları yönünden uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
b)Uzlaşmanın sağlanamaması halinde;
Hükümden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.022016 tarihli ve 2015/662 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebligname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.