Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/622 E. 2023/11674 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/622
KARAR NO : 2023/11674
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/88 E., 2022/313 K.
ŞİKÂYETÇİLER : …, …, …
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık müdafii duruşmalı inceleme istemi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.07.2018 tarihli ve 2018/5711 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası, 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 3713 sayılı Kanun’un dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, nitelikli mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası, 37 nci maddesi delaletiyle 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile 3713 sayılı Kanun’un dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2019 tarihli ve 2018/860 Esas ve 2019/6162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 3713 sayılı Kanun’un dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle beşinci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) bentleri, 43 maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 3713 sayılı Kanun’un dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.09.2020 tarihli ve 2020/450 Esas ve 2020/1584 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “B) Sanık … hakkında 30.08.2015 tarihli eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken belirlenen cezada TCK’nın 62. maddesi ile indirim yapılan bölümde yer alan “6 YIL 3 AY” ibaresi çıkartılarak yerine “5 yıl 15 ay” ifadesinin yazılması, C) Sanık … hakkında 30.08.2015 tarihli eylemi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin gerekçe bölümüne, “Mağdurun, olaya ilişkin soruşturma başlamadan, şahsına zarar verilmeden, kendiliğinden ve gitmek istediği yere rahatlıkla ulaşacak şekilde güvenli bir yerde yani TCK’nın 110/1. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak serbest bırakılmış olması nedeniyle, sanığın cezasında eylemin gerçekleştiriliş biçimi ve mağdurların hürriyetlerinden yoksun bırakılma süresi değerlendirilerek anılan madde uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.” cümlesinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasındaki sanık hakkındaki hüküm fıkrasının “I” bölümünde 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesinin uygulandığı 4 nolu bentten sonra gelmek üzere “5- Şartları oluştuğundan sanığın cezasında TCK’nın 110/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” fıkrasının eklenmesi, sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulandığı bölümdeki “9 yıl 4 ay 15 gün” ifadesi çıkartılarak yerine “3 yıl 1 ay 15 gün” ifadesinin yazılması ve fıkra numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle” düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.09.2020 tarihli ve 2020/450 Esas ve 2020/1584 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/5756 Esas, 2022/521 Karar sayılı kararı ile;
“…2- Sanık … hakkında 30.08.2015 tarihli olayda, nitelikli mala zarar verme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
PKK silahlı terör örgütünün talimatları doğrultusunda örgütsel bir faaliyet olarak gerçekleştirilen planlı yol kesme-kimlik sorgulama-araç kundaklama eylemleri kapsamında, olay gecesi saat 23-23:30 sularında …-Doğubeyazıt karayolunu dağlık/ıssız bölgede silahlı olarak kesip, müşteki … adına kayıtlı, mağdur …’nın sevk ve idaresindeki ve yanında bulunan yardımcısı mağdur …’nın bulunduğu aracı durdurup, araçtan indirdikleri mağdurların kimliklerini sorgulayan, bu suretle teslim aldıkları aracı yaktıktan sonra seyahat etme haklarını da ihlal ettikleri mağdurları bulundukları hal üzere bırakarak kaçtıkları kabul edilen sanıkların eylemlerinin bütün halinde; 5237 sayılı TCK’nın 149/1 maddesinde düzenlenen, Silâhla (a), Birden fazla kişi tarafından birlikte (c), Yol kesmek suretiyle (d), Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak (f) ve Gece vaktinde (h) nitelikli yağma suçunu oluşturduğu, yağmalanan aracın bilahere yakılmasının,“sonraki haraketlerin cezalandırılamayacağı” ilkesi gereğince ayrıca cezalandırılamayacağı düşünülmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile ilgili olarak, PKK silahlı terör örgütünün talimatları doğrultusunda örgütsel bir faaliyet olarak gerçekleştirilen yol kesme-kimlik sorgulama-araç kundaklama eylemleri kapsamında, olay gecesi saat 23-23:30 sularında …-Doğubeyazıt karayolunu dağlık/ıssız bölgede silahlı olarak kesip, müşteki … adına kayıtlı, mağdur …’nın sevk ve idaresindeki ve yanında bulunan yardımcısı mağdur …’nın bulunduğu aracı durdurup, araçtan indirdikleri mağdurların kimliklerini sorgulayan, bu suretle teslim aldıkları aracı yaktıktan sonra mağdurları bulundukları hal üzere bırakarak kaçan sanıklar hakkında, olayın sebebi, icra şekli, meydana geldiği saat ve mekan itibariyle yeni muhtemel tehlikelerle başbaşa bırakılan mağdurların, “güvenli bir yerde serbest bırakıldıkları” nın kabul edilmesi imkanı bulunmadığı gözetilmeden, TCK’nın 109. maddesi gereğince belirlenen cezanın, şartları oluşmadığı halde aynı yasanın 110. maddesi uyarınca indirilerek noksan ceza tayini…”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci
fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/88 Esas ve 2022/313 Karar sayılı karar ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 3713 sayılı Kanun’un dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle beşinci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı korunarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) bentleri, 43 maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 3713 sayılı Kanun’un dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Suçların unsurlarının oluşmadığına,
3. Alt sınırdan uzaklaşmak ve fazla artırım yapmak suretiyle verilen cezaların usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. PKK silahlı terör örgütünün talimatları doğrultusunda örgütsel bir faaliyet olarak gerçekleştirilen planlı yol kesme-kimlik sorgulama-araç kundaklama eylemleri kapsamında, olay tarihinde gece saat 23.00- 23.30 sıralarında …-Doğubeyazıt karayolunu dağlık, ıssız bölgesinde silahlı olarak yol kesip, mağdur … adına kayıtlı, mağdur …’in sevk ve idaresindeki ve yanında bulunan yardımcısı mağdur …’ın bulunduğu aracı durdurup, araçtan indirdikleri mağdurların kimliklerini sorguladıkları ve bu suretle teslim aldıkları aracı yaktıktan sonra seyahat etme haklarını da ihlal ettikleri, mağdurları bulundukları hal üzere bırakarak kaçtıkları anlaşılmıştır.

2. Mağdurların aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve tutarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.

3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.

4. Tanıklar S.T., M.Y., R.K., ve gizli tanıkların olayı doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. Dosya arasında 31.08.2015 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı ve 11.09.2015 tarihli Uzmanlık Raporu mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suçların Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca sanığın PKK silahlı terör örgütünün talimatları doğrultusunda örgütsel bir faaliyet olarak gerçekleştirilen planlı yol kesme-kimlik sorgulama-araç kundaklama eylemleri kapsamınd, olay tarihinde gece vakti silahlı olarak yol kesip, mağdur … adına kayıtlı, mağdur …’in sevk ve idaresindeki ve yanında bulunan yardımcısı mağdur …’ın bulunduğu aracı durdurup, araçtan indirdikleri mağdurların kimliklerini sorguladıkları ve bu suretle teslim aldıkları aracı yaktıktan sonra seyahat etme haklarını da ihlal etmeleri şeklindeki eylemlerinin nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu ve bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Beraat Etmesi Gerektiği Yönünden
Mağdur anlatımları, olayı doğrular nitelikteki tanık beyanları, olaya ilişkin tutanaklar ve uzmanlık raporu içeriği ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Ölçülülük İlkesine Aykırılık Yönünden
Silahla, birden fazla kişi ile birlikte, yok kesmek suretiyle, var olan veya varsayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işyerinde ve gece vakti nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenen cezaların hukuka uygun olduğu ve cezalardan artırım oranlarında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/88 Esas ve 2022/313 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.