YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/680
KARAR NO : 2023/9155
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2022 tarihli ve 2022/80 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında;
a) Katılan …’ye yönelik nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a,b ve d) bentleri uyarınca;
b) Katılanlar … ve …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) benti, 43 üncü maddesi, 110 uncu maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca;
Cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan …’ye yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a, b ve d) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan …’ye yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) benti ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Katılan …’e yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) benti ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/2028 Esas, 2022/2438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin, katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. En üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine,
3. Sanığın aracının katılana iade edilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın olaydan yaklaşık bir ay kadar önce internet üzerinden sipariş vermek suretiyle temin ettiği polis kıyafetlerini, eldivenleri giyip maske ve kask takmak suretiyle suç tarihinde, katılan …’nin sahibi olduğu kuyumcu dükkanına girerek katılana kendisini polis olarak tanıtıp “Burada sahte altın var, ifadeni alacağız” dediği, sanığa böyle bir olay olmadığını söyleyen katılan …’nin nüfus cüzdanını da çıkararak ibraz ettiği, cüzdanı alan sanığın önce “… doğru” dedikten sonra …’nin üzerini arayıp cebindeki cep telefonunu çıkartarak tezgahın üzerine bıraktığı, “Ekip gelecek seni alacak” dedikten sonra da katılan …’nin ellerini arkadan birleştirerek metal kelepçe taktığı, bu sırada …’nin işyeri komşusu olan diğer katılan …’in iş yerine girdiği, …’nin …’ye “Polis beni götürecek. Eşime haber ver, dükkana gelsin” dediği, sanığın ise …’ye ”sen de gel buraya” diyerek yanına gelen …’nün ellerini de cırtlı 2 adet plastik kelepçeyle önden kelepçelediği, akabinde silahını çıkartıp onları iş yerinin arka kısmında bulunan mutfak bölümüne götürdüğü, silah zoruyla zorla yüzüstü yere yatırdığı her iki katılanın ayaklarını da cırtlı plastik kelepçeyle bağladığı, bağırmamaları için de ağızlarını koli bandıyla bağladıktan sonra “Sakın kıpırdamayın. Bu şarjörü kafanıza boşaltırım” diye tehditte bulunduğu, akabinde dükkanın tezgah bölümüne geçen sanığın vitrin camını açarak yaklaşık 1.000.000,00 TL değerinde ziynet eşyası ile tezgah çekmecesinde bulunan 15.000,00 TL kadar parayı alıp saat 09.45 sıralarında oradan ayrıldığı biraz ileride yoldan tesadüfen geçmekten olan tanık Ş.G’nin sevk ve idaresindeki 42 (…) (…) plakalı aracı durdurduğu, halen resmi yunus polis kıyafeti üzerinde duran sanığı polis zannederek aracına alan tanığın hızla oradan ayrıldığı, sanığın ise arkadan takip edilmemek için belinden çıkardığı tabanca ile önce araç içinde 2 kez doldur boşalt yaptıktan sonra aracın sağ ön camından elini dışarı çıkartıp havaya doğru 1-2 kez ateş ettiği, oradan hareketle Elmalı Hamdi Yazar Caddesi üzerindeki Kız Meslek Lisesinin bulunduğu yere vardıklarında aracının yakıtının bittiği ve stop ettiği, bunun üzerine araçtan inen sanığın bir süre yürüdükten sonra bu defa yine olay yerinden tasadüfen geçmekte olan geçen tanık M.Y.A.’ın sevk ve idaresindeki 07 (…) (…) plakalı aracı durduğu ve aracın sağ ön koltuğu binerek “Devam et” dediği, polis olduğunu düşündüğü sanığın talimatına uyan tanık …’in buradan hareketle Baraj Mahallesi Muammer Aksoy Caddesi istikametine doğru seyir ettiği, burada araçtan inen sanığın yaya olarak kendi aracına gittiği, akabinde olayda kullandığı kıyafetleri bir torbaya koyarak Düden çayının aktığı yere attığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, nitelikli yağma ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükümlerin kurulduğu belirlenmiştir.
2. Dava konusu olayın gerçekleştiği katılanın iş yerine ait olay anına ilişkin kamera görüntülerinden elde edilen fotoğrafların yer aldığı 16.11.2020 tarihli görüntü inceleme tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Katılanların aşamalardaki beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür.
4. Katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıklarına dair 17.20.202 tarihli hastane raporları dosya içerisinde yer almaktadır.
5. Katılanın iş yerinin önünde kaldırım üzerinde iki adet beyaz renkli plastik kelepçe ve şaffaf bant parçasının ve olay yerinin sol çaprazında batı yönünde asfalt zeminde 1 adet kovanın ele geçirilmiş olduklarına dair 17.10.2020 tarihli olay yeri inceleme raporu dosya içerisinde yer almaktadır.
6. Tanık Ş.G’ye ait 42 (…) (…) plakalı araç üzerinde yapılan incelemede sağ ön koltuk önünde paspas üzerinde 2 adet dolu fişek bulunduğuna dair 17.10.2020 tarihli olay yeri inceleme raporu dosya içerisinde yer almaktadır.
7. … Kriminal Polis Labaratuavarı Müdürlüğünün 17.10.2020 tarihli uzmanlık raporunda özetle: tanık Ş.G’ye ait araç içerisinde ele geçen kapsülü üzerinde ateşleme iğnesi darbesi bulunan 2 adet fişeğin, asfalt zemin üzerinde bulunan boş kovanı atan aynı bir ateşli silah ile atılmak istendiklerinin tespit edildiği bildirilmiştir.
8. Tanıklar Ş.Y, M.Y.A., S.B ve S.K.’nın olay sonrasına dair anlatımlarda bulundukları görülmüştür.
9. Sanığın olayda giydiği mont, pantolon, palaska, bot, eldiven, çorap, tişört gibi eşyayı atmış olduğu yerden görevli kolluk personelince çıkarılarak muhafaza altına alındığına dair 12.11.2021 tarihli yer gösterme ve muhafaza altına alma tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
10. Sanık aşamalardaki savumalarında suçunu ikrar etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. En üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yönelik;
Sanığın kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle silahla ve iş yerinde 1.000.000,00 TL tutarındaki ziynet eşyasını ve 15.000,00 TL nakit parayı yağmaladığı olayda; sanığın kastı, suç işleme şekli, suçu işlediği yer, yağma suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli yağma suçunun birden fazla bendinin ihlal edilmiş olması dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan orantılılık ilkesi gözetildiğinde alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşarak temel cezayı belirleyen ilk derece mahkemesinin takdirinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine yönelik;
Katılanın sanık tarafından tehdit edilmek ve zor kullanmak suretiyle 1.000.000,00 TL tutarındaki ziynet eşyasının ve 15.000,00 TL nakit paranın alınmasının yağma suçunun maddi ögesi olduğu ve bu durumun kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçu yönünden ayrıca “ekonomik bakımdan önemli bir kayıp” olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uygulanamayacağından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanığın aracının katılana iade edilmesi gerektiğine yönelik;
Sanığa ait 07 (…) (…) plakalı araç ile ilgili iddianamede her hangi bir talepte bulunulmadığı gibi gerek ilk derece gerekse istinaf mahkemesi kararlarında da bahse konu araçla ilgili bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla temyiz incelemesine konu bir hüküm bulunmadığından katılan vekilinin bu husustaki itirazları reddedilmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğine yönelik;
5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli yağma suçunun üç ayrı bendinin ihlal edilmiş olması ve yağma suçuna konu eşyanın önem ve değeri gözetildiğinde alt sınırdan uzaklaşarak temel cezayı belirleyen ilk derece mahkemesinin takdirinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik;
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu olup olmadığı, yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, “fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumsuz davranışları, cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri” dikkate alınan sanık hakkında yeterli gerekçe ile takdirî indirim nedeni uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/2028 Esas, 2022/2438 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.