Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/9303 E. 2023/9515 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9303
KARAR NO : 2023/9515
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/5113 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında mağdurlar … ve …ya yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfı ile birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/521 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararıyla; sanık … hakkında mağdurlar … ve …ya yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfı ile birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri,
1. Sanık lehine olan delillerin değerlendirilmediğine,
2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Vesaireye,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nun yolculuk ettiği minibüsün koridoruna bıraktığı kuş kafesini geçmek için kaldırmasını isteyen mağdurlar ile aralarında çıkan tartışma sonrası evine giderek av tüfeğini alıp mağdurların bulunduğu kafenin önüne gittiği ve av tüfeğinin kurma kolunu çektikten sonra mağdurlara doğrulttuğu anlaşılmıştır.

2. Görgü tanıkları A.B., ve Ö.C.’nin beyanları dosya içerisindedir.

3. Mağdurların tüm aşamalarda tutarlı beyan ve iddialarda bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Sanığın suçu ikrar ettiğine ilişkin savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Sanığın rızası ile ruhsatlı otomatik av tüfeğinin muhafaza altına alındığının belirtildiği 02.11.2014 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.

6. Kolluk tarafından düzenlenen; bir grubun minibüsten inerken aralarında tartışma çıktığı, indikten sonra da devam ettiği, …, … ve A.B.’ya sanığın tüfek doğrulttuğu, olayın büyümemesi için tanık Ö.C.’nin tüfeği sanıktan alarak olay yerinde uzaklaştırdığının bildirilmesi üzerine sanığın bilgisi doğrultusunda tanık Ö.C.’nin tüfeği polis merkezine getirdiği ve muhafaza altına alındığının belirtildiği 02.11.2014 tarihli olay tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık Lehine Olan Delillerin Değerlendirilmediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Mağdurların beyanı, sanığın (ikrar içeren) savunması, tanık beyanları, kolluğun düzenlediği Olay ve Olgular başlığı altında (4) ve (5) numaralı paragraflarında bilgilerine yer verilen tutanaklar ve toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, bu nedenle sanığın temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/521 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.