YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9524
KARAR NO : 2023/9510
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında mağdurlara karşı tehdit suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Dinar Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1225 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 106/1-1. cümle, 43 ve 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Dinar Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.02.2012 tarihli ve 2010/397 Esas, 2012/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümle, 62. maddeleri uyarınca 2 kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62, 52 maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiş, karar 12.03.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 28.07.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 3-a maddesinde yer alan kasten yaralama suçunu işlediğine ilişkin Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/570 Esas, 2015/752 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 26.11.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/821 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümle, 62. maddeleri uyarınca 2 kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62, 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Suçu işlemediğine,
2. Aynı maddenin iki kez uygulanarak ceza verilmemesi gerektiğine,
3. Hapis cezasının tedbire çevrilmesi talebine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur … ile sanığın olay tarihinde evli oldukları, 14.07.2010 günü …’nin annesi mağdur …’in evine gitmek istemesi sebebiyle kayınvalidesi ve kayınpederi ile tartışma yaşandığı, mağdur …’in annesi mağdur … ile birlikte evden ayrıldığı, durumu öğrenen sanığın yolda karşılarına çıktığı, mağdurları darp ettiği, …’in buna karşılık sanığa taş attığı ve sanığın mağdurlara yönelik “Silah alıp geleceğim sizi öldüreceğim” diyerek evine doğru gittiği, anlaşılmıştır.
2. Mağdurların beyanları dosyada mevcuttur.
3. Sanığın aşamalarda alınan savunma beyanları dosya arasında mevcuttur.
4. Tanık H.Ö.’nün aşamalarda alınan beyanında sanığın mağdurlara “Hepinizi öldüreceğim” dediğini, bildirmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık Hakkında Mağdurlara Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
A. Sanığın mağdur … Nakil’e karşı eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunu oluşturduğu, hükümden sonra 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi gereğince suçun uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre işlem yapılmasında zorunluluk bulunması sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür.
B. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür.
C. Sanığın bir fiille birden fazla kişiye yönelik aynı suçu işlediği anlaşıldığından TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, iki ayrı tehdit suçunun varlığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
İddianamade sanık hakkında mağdurlara karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi gereği arttırım talep edilmesine rağmen, hükümde 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan mağdurlara karşı eyleminden dolayı ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesi uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Mağdura Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünün ilk paragrafında açıklanan nedenle Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/821 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Mağdurlara Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde A, B ve C paragraflarında açıklanan nedenlerle Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/821 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.