YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9888
KARAR NO : 2023/9439
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kağızman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.12.2013 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında mağdurlar ve şikâyetçilere yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2014 tarihli ve 2013/217 Esas, 2014/70 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mağdurlar ve şikâyetçilere yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2014 tarihli ve 2013/217 Esas, 2014/70 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarihli ve 2015/21201 Esas, 2019/18979 Karar sayılı kararı ile;
“1-…sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
2-Kabule göre de; hükümde sanık hakkında, TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim uygulanırken, hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak eksik ceza tayini,”
Nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/15 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mağdurlar ve şikâyetçilere yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, haksız tahrik hükümlerinin üst sınırdan uygulanması gerektiği, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü mağdurlar ve şikâyetçiler ile sanık … ve temyiz dışı sanık … arasında meraya hayvan sokup sokmama konusunda tartışma yaşandığı, tartışma sırasında sanık …’ın elinde bulunan tabanca ile tehdit amaçlı ateş ettiği, mağdurların şikâyeti üzerine olayın hemen ardından sanıktan alınan el ve yüz svaplarında yapılan incelemede svapların tümünde atış artıklarının tespit edildiği, olay yerinde bir adet boş kovanın ele geçirildiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında mağdurlar ve şikâyetçilerin köyün ortak merasına sanığa ait hayvanları sokmamaları nedeniyle aralarında tartışma çıktığını belirtmesi karşısında; ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediği anlaşılmıştır.
2. Mağdurlar ve şikâyetçilerin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Jandarma tarafından düzenlenen tutanaklar ve svap incelemesine ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı’nın 05.06.2013 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinde yer alan düzenlemeye göre, tehdit suçunun temel işleniş şekli mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eyleminin gerçekleşmesidir. Tehdit suçunda korunan hukukî değer, kişilerin … ve sükûnudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükûnuna karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir.
Tehdidin silahla işlenmesi mağdur üzerindeki korkunun etkisini artırması, eylemin icrasını kolaylaştırması, tehdidin ciddiliğini göstermesi ve faile cesaret vermesi nedenlerinden dolayı kanun koyucu tarafından nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Suçun silahla işlendiğinin kabulü için failin silahlı olması yeterli olmayıp, tehdidin gerçekleştirilmesi sırasında silahın kullanılmış olması, silahın korkutucu gücünden bir şekilde faydalanılmış olması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafta izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu, mağdurlar ve şikâyetçilerin olayın sıcaklığıyla alınan beyanları, Jandarma tarafından düzenlenen tutanaklar ve svap incelemesine ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı’nın 05.06.2013 tarihli uzmanlık raporu ile anlaşıldığından, Hukukî Süreç başlığı altında (C) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulması suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Olay ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafta izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin olarak belirlenmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle asgari hadden indirim yapılması isabetli görüldüğünden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/15 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.