YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9894
KARAR NO : 2023/9326
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/3791 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 106/2.a, 53/1, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2014 tarihli ve 2014/171 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 62, 58/6, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2014 tarihli ve 2014/171 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.01.2020 tarihli, 2015/25836 Esas, 2020/83 Karar sayılı kararı ile;
“…Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın tekerrüre esas alınan … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/105 esas, 2013/293 karar sayılı ilamına konu suçun TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu olduğu, bu suçun hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak ve sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkası olup olmadığı da belirlenerek sonucuna göre hakkında TCK’nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2) Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, ”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/433 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 62, 58/6, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Temyiz Sebepleri;
Şikâyetçiyi kesinlikle tehdit etmediğine, ustura ile kendisine zarar verecekken, şikâyetçiye zarar vereceğinin zannedildiğine, kararın bozulmasına, beraatine karar verilmesine,
B. Vesaireye,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın sanığın suç tarihi ve öncesinde katılanın kasap dükkanının camını kırdığı, katılanın bu olay nedeni ile sanık hakkında şikâyetçi olduğu, suç tarihi itibari ile de sanığın elinde ustura ile katılanın iş yerinin önüne gelerek katılana hitaben “Seni öldüreceğim, suratını keseceğim, seni allak bullak yapacağım, bu gece kıracağım dökeceğim dükkanlarınızı” diye sözler söyledikleri anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek mahkemedeki beyanında “… …’in dükkanın karşısındaki dükkana gitmiştim. Çıkışta elimde ustura vardı. Ben kendime zarar verecektim. O da kendisini tehdit ediyorum zannetti… ” şeklinde beyan ettiği görülmüştür.
4. Katılanın beyanını destekleyen tanık A.K. mahkemedeki beyanında “…Elinde kesici bir alet vardı. Ama ne olduğunu net olarak göremedim. Hareketlerinden tehdit ettiği belliydi. Tam olarak ne dedidiğini duymadım …” tanık G.K. mahkemedeki beyanında “…sanığı … Abiyi dükkanın kapısında gördüm. Sanık … Abiye hakaret ediyordu. Seni keseceğim diyordu. Burayı yıkacağım diyordu…” şeklinde aşamalardaki özde değişmeyen beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gerekçenin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraatine Karar Verilmesine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın istikrarlı beyanları, katılanın beyanını destekleyen tanıklar A.K.’nin ve G.K.’in aşamalardaki tutarlı beyanları, Olay ve Olgular bölümünün (1) numaralı paragrafta anlatılan olay ile Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Kararın Lehe Bozulmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 1 yıl 8 ay hapis cezası olduğu,
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, sanığın tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında erteleme müesseseleri yönünden; ” Sanığın sabıkalı kişiliği, yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi dikkate alınarak ileride bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından…” şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; “Sanığın sabıkalı olduğu anlaşıldığından hakkında yasal şartlarının oluşmaması nedeniyle…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/75 Esas, 2020/433 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.