YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12929
KARAR NO : 2010/5362
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar dahili davalılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı …’a yönelik davanın reddine, davalı … yönünden davanın kabulü ile 5.180 TL önalım bedeli üzerinden önalım hakkının tanınmasına, davalı … adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Temyiz eden davalı … vekilinin fiili taksime ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu … parsel No’lu taşınmazın paydaşlarından olduğunu, …’da yaşadığını, 11.2.2004 tarihinde …’a geldiğinde 20.11.2004 tarihinde diğer paydaş …’ın payını davalı …’a sattığını öğrendiğini, söz konusu satışın davacının haberi ve rızası olmadan yapıldığını, müvekkilinin önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı …, … adına olan payı borç karşılığı devrettiğini, daha sonra borcunu ödeyip payı geri aldığını savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken, bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış sebebiyle önalım hakkını kullanması T.M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17 /1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hallerde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; davacının paydaşı olduğu … No’lu parselde bulunan ve dava konusu edilen 1 / 4 pay taşınmaz paydaşlarından … tarafından başlangıçta 13.1.2003 tarihinde 5.000 TL bedelle davalı …’a satılmış, yargılama süresince son olarak da … tarafından 18.9.2008 tarihinde 13.000 TL bedelle yeniden davalı …’a devredilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden davalı … vekili, temyiz dilekçesinde, taşınmaz üzerinde bina ve müştemilatı olup davacıya ait olan yerin taraflar arasında belirlendiğini, bilirkişi raporunun da bu durumu açıkça belgelediğini, bu nedenle davacının önalım hakkını kullanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalının temyiz dilekçesi taşınmazın fiilen taksim edilerek kullanıldığına yöneliktir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında da taşınmaz üzerinde fiilen iskanlı zemin + üç normal katlı betonarme karkas tarzda inşa edilmiş bina ile basit bir yığma baraka, elektrik sayaç muhafazası ve su kuyusunun bulunduğu saptanmıştır.
Yukarda açıklandığı üzere taşınmazın taksim edilerek kullanıldığı savunması davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bu halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece davalı …’ın taksim savunmasına ilişkin delillerinin, varsa davacının bu konudaki karşılık delillerinin sorulup toplanması, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 4.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.